Aydın olmak kolay değil elbet!

Aydın dediğin öyle her şeye körü körüne bağlanmaz, her duyduğuna inanmaz, her yapılanı hemen onaylamaz.

Sorgulamak, analiz etmek, düşünmek ve objektif bakmak zorundadır olaylara aydın insan.
Toplum olarak nedense ya birilerine yaranmak için hemen her şeyi destekleyip alkışlamayı, ya da yine birilerinin gözüne girmek için bir şeyleri velveleye verip ortalığı karıştırmaya bayılırız.

Doğruları görmek ve onları dile getirmek neden bu kadar zor gelir ki insana?

Bir olay karşısında birileri kalkıyor hemen sadece belli bir grubu suçluyor diğerleri de hemen onları destekliyor.  “Hırsızın hiç mi sucu yok” misali…

Bizdeki bazı aydınlar da nedense hemen birden ikiye ayrıldı şu son zamanlarda; gezi parkı taraftarları ya da karşıtları..

 

Sadece belli bir kaynağa bağlanıp hep aynı gazeteleri ya da ayni haber programlarını izlemek ne kadar doğru? Ya da hep aynı siteleri takip etmek, aynı yazarları okumak…

Kalıplaşmış fikirlere bağlanıp kalmak ne kadar doğru?

Manipülasyonlara kurban gitme gibi bir olanağı da göz önünde bulundurmak gerekmez mi?

Bu duruma en güzel örnek olarak da yine gezi parkı olaylarını verebiliriz.  

Birbirimizi ya da birilerini suçlamak yerine ülkemizde neler oluyor, dünyada neler dönüyor diye bir bakmak gerekmiyor muydu?

Birilerinin siyasi oyunlarına neden hemen kolayca alet oluruz ki..

Birileri bizim ya dini inancımızı, ya da milli duygularımızı kullanmaya kalkar,  biz de hemen savunma mekanizmamızı devreye geçiririz.
Halbuki onların istedikleri de zaten odur; birilerini ya savunmamız, ya da kötülememizdir.. 
Başka bir deyişle çarçabuk dolduruşa geliriz.
Oysa çeşitlilik güzelliktir. Farklı görüşlere ya da inançlara tahammül etmeyi öğrenmedikçe bizi bize düşürmeye devam ederler.

Oysa demokrasi karşıdakine saygıdır, demokrasi çok sesliliktir, demokrasi insan sevgisidir..

Eğer demokratik olmayı ve insanca yaşamayı istiyorsak, önce birbirimizi sevelim, sonra saygı duyalım, sonra da bırakalım başkaları  bizim hakkımızda kim ne diyorsa desin….

Hani bir laf vardır “ Beyce beyin ardından söverler”…

Birgul KAPAKLIKAYA

11-09-2013

birgulkapaklikaya@yahoo.com