Herkes sanatçı, herkes siyasetçi

Sanata ve sanatçıya saygı duymayan insan önce kendisine saygısızlık etmiş olur. 
Çünkü insanın kendisi de yaratanın bir sanat eseridir.
Gerçek sanatçı da başta kendisi olmak üzere bütün sanatçılara saygı duyar.
Dün sosyal medyada bir sanatçı arkadaşımın yazdıklarını görünce biraz şaşırdım, sonra üzüldüm..
Yazmadan edemedim. 
Bir sanatçı diğer bir sanatçı sahne aldığında mikrofonu nasıl kapatabilir ki?
Bu nasıl bir kıskançlık türüdür?
Ya da tıpkı gecen seçimlerde benim de başıma gelen olay gibi, kampanyalar esnasında bir siyasetçi diğer bir siyasetçinin afişlerini nasıl çıkarır?
***
Hadi empatiyi, sempatiyi bir tarafa bırakalım, sanatçı ya da siyasetçi, başka bir deyişle toplumda örnek olabilecek insanlardaki kıskançlık ve fesatlık bu derecedeyse ne olur ki bu toplumun hali?
Su an Türkiye’de de gerçeklesen secim kampanyalarındaki o aşağılayıcı sözler, kavgalar, birbirlerine iftiralar gerçekten düşündürücü…
Eğer insan siyasete girdiyse ya da gerçekten sanatçıysa  biraz akıl, erdem sahibi olması gerekmez mi?
Ne diyor büyük üstat Neşet Ertaş : “Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur, çünkü kötü insanların türküleri yoktur.”
Demek ki gerçek sanatçı olan kötü olamaz, olmamalı!..
Artık önüne gelen sanatçı, siyasetçi oluyor sanki…
Büyüklerimden sıkça duyduğum şu atasözünü de hiç unutmam; “İnsanoğlunun eti yenmez, derisi giyilmez! Tatlı dilinden başka nesi var ki…”
Bize güzel ahlak gerek…
Eğitim gerek…
***
Birbirimizi sevmedikçe nasıl insan olabiliriz ki?
Sevdikçe çiçek gibi açan o güzel gönüllere ne mutlu diyorum.
Materyalizmin esiri olup bos şeyler için birbirine kıyanlara da yazık.
Ruhları besleyen sevgidir, ona zarar veren de kıskançlıktır, kindir.
Onları neden aç bırakalım, neden onlara zarar verelim ki?
O halde onları beslemeye devam, ne dersiniz?

Birgul KAPAKLIKAYA
25-03-2014
Brüksel