Suvermez’den Esintiler Gaymağın Döne

İncedir yarimin belleri ince, Goynunda sinesi güllerden gonca, Gonca güllerini dereyim derken, Pırının üseyin attı dabanca… Türküde geçen Pırı'nın Üseyin (Hüseyin DEVECİ)

342

Aradan belki yarım asır gibi bir zaman geçmiş,Suvermezin gençleri o yıllarda sevdiğini anlatmak için hemen bir türkü yakarlar.Bu yakılan türküler bazen sevdiğini över,bazen yerer bazen de sever. Bunlardan bir kıta türkü neler anlatmaz ki.
Gaymağın Döne denilince ; Güler yüzlü,hatırnaz bir abıla hatırlanır.Köyiçinde hatırını sormadığı,hal hatır etmediği hiçbir kadın yoktur. Derdini dinler,akıl verir ve hep iyilik üzerine konuşurdu.Üç oğlan,dört kız yetiştirmiş ve bu yalan dünyadan ebedi âleme göç eden kervana katılmış,ardından yadedecek bir sürü insanın gönlünü kazanmış iyilik timsali bir osmanlı kadınıydı.
Rabbim kabrini nûr,mekânını Cennet eylesin.
İncedir yarimin belleri ince,
Goynunda sinesi güllerden gonca,
Gonca güllerini dereyim derken,
Pırının üseyin attı dabanca…
Türküde geçen Pırı’nın Üseyin (Hüseyin DEVECİ) Eşi ve oğlu ile
Süleyman Sırrı



Anamı ve Babamı gündeme getirip herkese hatırlattıgın için sagolasın hoca abi,Eline Yüreğine sağlık,müsadenle anamın bi kıta türkü’sünü de ben yazayım.
Günmüsün sevdiğim gedikten aşan,
Sevgine düşeli oldum perişan.
İlahi emmiyin kör olsun gözü,
Eşşekleri satıp takmıyo nişan.
Babamın kimsesi olmadığı için emmisinin yanında kalıp çalışıyormuş, o zaman da bilindiği gibi tek satılacak eşşekleri varmış,herkesin bir aile gibi oldugu o güzel yıllarda kış gecelerinde Babam, Ali emmi, Niyazı emmi birlikte hem türkü söyler hemde hikayelerini anlatırlardı,megerse o günler hayatımızın en güzel yıllarıymış, şimdi ne birlik nede beraberlik var kimse kimsenin yanına varıpta ne geçmişi nede gelecegi konuşamıyor, çok hüzünlendim yaralarıma dokundun abi, o güzel ve degerli büyüklerimizi çok arıyoruz ama yerini dolduracak kimse yok, Rabbim hepsinin Mekanlarını cennet eylesin.
Zülbiye DEVECİ