Arabacılar Sokağı-Emirdağ

Ozanımız FakI Edeer'le kapatalım Hoşafoğlu izzeti zımbır'ın Emini Mamığın neşeti mamma veliyi Kör hatcanın falcı elif gelini, bilmeden Emirdağlı olunmaz Rüstem ÇEKİÇ Hoşça kalın Eskişehir'den selamlar

620

Eskiden Emirdağ’ın sanayi çarşısı arabacılar sokağıydı burada bulunan meslekler başta arabacılar,Nalbantlar ,saraçlar,Demirciler keçeciler ve birde araba boyacıları vardı bu meslekler o dönem-de çok geçerli bir meslekti (sanat) Emirdağ’a bağlı köy çok olduğu için 140 / 150 ye yakın köyü vardı her bir köylünün kapısında muhakkak at arabası olurdu haliyle bu insanlar her bir ihtiyaçlarını bu sokaktan karşılarlardı senin anlayacağın Atının kayışı kopan,yuları çıkan Nalı düşen, Arabasının dingili kırılan ne kadar insan varsa hepsi bu sokağa gelirdi Atı ve diğer hayvanı hastalanan insanlar Nalbantlara gelirlerdi tedavi ettirmeye 3 tane Nalbant vardı bu işlerden anlayan her üçü de kardeşti ve sırayla dükkanları vardı Ahmet,Mehmet ve Mustafa amcalar sabah oldu mu hayvanı hasta olan köylüler bunların kapısına dolardı halbuki Baytar da (veteriner) vardı ama köylüler onları tercih ederlerdi
çok iyi komşularımız vardı hemen bitişiğimizde “Keçeci şükrü “arabaci cürümler,Fakı Çivrilli kardeşler,Hamdi Demiral (arabacı)boyacı Kemal cuna hemen biraz aşağıda Numan amca ( yenilmez )onun yanında Demirci Düdül’er karşımızda Saraç Ahmet ,saraç İbrahim ve Befail kalfa

Eskiden bizim kuşak ve bizden önceki kuşakları okullar yaz tatiline girince o zaman 4 ay tatil olurdu okullar çocuklar haylaz olmasın diye muhakkak bir sanatkarın yanına çırak verilirdi bende Saraç çırağı dururdum ustam saraç İsmail çok iyi bir insandı kabri cennet olsun
Ustamın bir Asker arkadaşı vardı ( Yağcıların Hulusi)emmi bunun Traktörü vardı taş kum çekerlerdi çokta çalışanı vardı bunlar öğlen yemeklerini bizde yerlerdi onlar güveç verir ustamın da evinden ben yemek getirirdim Yengem (Nazire) çok güzel yemekler yapar sefer taslarına kor öyle getirirdim
Yemekler yendi mi Şekercilerden Reçel veya Tahin gelirdi ,ondan sonra üzerine birde karpuz keserler gel keyfim gel işe gidenler gider gitmeyenler bizim asma katımız vardı Keçeyle döşeli oraya çıkar güzellik uykusuna yatarlardı Keçe yazın serin Kışın sıcak tutar
Şimdi önemli meseleye geldik :

Ustam ve Hulusi amca beni her gün Gacerli camisinin hocası İbrahim hocaya Kuran kursuna gönderirlerdi bugün dini konuda ne biliyorsam temeli bu iki muhterem insan sayesindedir Kabirleri cennet olsun
Çarşıdan Kur’an kursuna geçerken şimdiki Akbank’ın yerinde Aşçılar başı aşçı Ahmet’in lokantası vardı yemeği yaptı da kapıyı açtı mı meydan burcu burcu kokardı çok kaliteli bir ustaydı Kölelerin Orhan onun çırağıydı (orhan Gargın )yıllar sonra Brüksel’e “GARGIN” diye Dönerci açmıştı onun döneri için insanlar Almanya’dan Holdanda’dan gelirlerdi çünkü aşçı Ahmet’in çırağıydı onuda yeni kaybettik kibar abim mekanın cennet olsun
işte tam bu arada yerli bostan çıkar “Helan’lılar” yıldız tepeden Eşeğin sırtında bir hebe bostanla gözükür Emirdağ’lıda onu Mithatpaşa okulunun yanında karşılar hebeyle bostanı alır o dönemde karpuz kavun hebeyle alınır yükün altına dökülür evin içi girip çıktıkça burcu burcu kokardı
Tam yeri gelmişken Halil abimin Helanlı için söylediği bir dörtlüğü söyleyelim
Hani nerde helanlının yurtları
Gızlarının şelek yüklü sırtları
Gocalaz’la gocabaş’ın gününden
Bildik bildik kokar yavşan otları
Bostan işi bitince Güz gelir bağlar bozulur Düğünler başlar biliyorsunuz Düğünler 4 gün sürer önce bayrak başı bozuk olmayan bir sağdıc’ın evinden kalkar ve 4 gün devam eder Emirdağ’ın düğünleri meşhurdur dışarıdan gelen yabancılar “Keşke Emirdağ’ında bir düğüne denk gelsek de bir Bamya Çorbası ve Kara tepside Börek ve reçel yesek diye dua ederler” öyle güzel yemekler yapılır ki hepsini de Baş Aşçı ( büyük Gurme) Hatin Gizi yapar öyle içi iç fıstıklı pirinç pilavı yapar ki yemesine doyamazsın
Aslında bizler iyi bir kuşağız her şeyin iyisini güzelini lezzetlisini ,küçüğe sevgiyi büyüğe saygıyı bilerek büyüdük,yetiştik geldik gidiyoruz şimdi söyle bir bakıyorum da o zamanın büyükleri ne çileler yokluklar çekerek vatanına milletine hayırlı insan olarak yetiştirdiler bizleri ama şimdi bakıyorum da tüm ekranları 4 tane Garıya benzemedik şemiği kirliler doldurmuş bu memleketin kurucusuna ağzının dolusu hakaret ediyor hiç ses çıkaran yok neyse bitirelim bugünde
Ozanımız FakI Edeer’le kapatalım
Hoşafoğlu izzeti zımbır’ın Emini
Mamığın neşeti mamma veliyi
Kör hatcanın falcı elif gelini,
bilmeden Emirdağlı olunmaz
Rüstem ÇEKİÇ
Hoşça kalın Eskişehir’den selamlar