Gurbetçi Şair – Abdil Göktekin

86

1973 yılında Afyonkarahisar ili Emirdağ ilçesi Güveççi Köyü’nde dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu köyünde okuduktan sonra eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Babasıyla birlikte değirmencilik yapmaya başladı. Değirmene gelen insanlardan türküler, hikâyeler dinledi. Şiir yazmaya başladı.
Gençlik yılları kendi köyü ve çevre köylere hizmet vermekle geçti. Mesleğinin gereği halkla yakın ilişki içerisinde olduğundan işyerine gelen her dertli dostlardan bir anı, bir hikâye dinlemek, onu şiir yazmaya itekleyen en önemli faktörlerden birisidir.
1993 yılında vatani görevini yapmak için Konya’da trafik inzibat eri, daha sonra da İstanbul’da piyade onbaşı depo görevlisi olarak bulundu. 18 ay vatani görevini tamamlayıp baba ocağına döndü. Asker ocağında da şiir sevdası devam etti. Askerlik sonra köye dönüş, şiirlerle oldu, asker ocağı Şairin şiirini olgunlaştırdı.
Yörenin Avrupa’ya işçi gitmek sevdası, Göktekin’in isteği olmasa da anne ve babasının arzusu üzerine gurbetçi damat adayı olarak 1995 yılında görücü usulü bir evlilik yapıp soluğu Belçika’da aldı. Konya’yı, İstanbul’u gurbet bilen değirmenci, Brüksel’e gitmekle Konya’nın İstanbul’un gurbet olmadığını anladı. Her ne kadar Brüksel’in ikinci adı Emirdağ olsa da memleket hasreti onda gözyaşı oldu. Mısralar zihninden kalemine mürekkep olup her yaşadığı acı, tatlı günler şiir olmaya devam etti.
Göktekin, örf ve adetlerinde ısrar etse de çocuklarının iki kültür arasında debelenmesini seyrederek eriyen vatana sevdalı bir değirmenci, bir şairdir.
Hâlen Brüksel’de ikamet edip evli ve iki çocuk babası, bir torun dedesidir.
Gurbetçi Şair Göktekin; halk edebiyatına, halk şiirine yatkın birisi olarak onun mecaz, teşbih ve diğer edebi sanatlarından sonuna kadar yararlanır. Anlatım, üslup ve ifade olarak da halk edebiyatı tarzını benimsemiştir. Göktekin, bu özellikleriyle bir halk ozanıdır. Şiirlerinde halk edebiyatı nazım şekillerinden, güzelleme, yiğitleme, ağıt, varsağı, ilahi, deyiş örneklerini görmek mümkündür.
Şiirleri yaylaların kayalıklarında katı, sert, sarp yerlerde, soluk pembe rengiyle bir bozkır çiçeği olarak bin güzelliğin özdeyişi gibi durur, hayata tutunarak ince tebessümleriyle açar. Yaban gülü, yayla sabahlarında kekik ve yarpuzla birleştirir ıtırını. Onunla yeniden yaşama sevinci yayılır sevdalı gönüllerde. Yaban gülü bazen demetlenir de sunulur saf, duru ve temiz sevgilerin maşukuna.
O, kendi deyişiyle, “Gurbet elde bir yaban gülüdür’’
‘’Bendeki Sen’’ ve ‘’Bizim Eller’’ adlı şiir kitapları yayımlanmıştır.

HAZIRLAYAN: ERTUĞRUL ALTINEL- ESKİŞEHİR