Tarihi Belge

Yaptığım Çalışmalardan Bir Bölüm (Kısaltarak yazdım. Bu nedenle dip notlarını veremedim)
Bir gün öncesinden Dikilikaya ve Manahoz’un güneyinden gelip Kuruca’nın kuzeyinde konaklayan düşman fırkasına, 15/16 Ağustos gecesi muhafaza bölüğü tarafından bir ateş baskını yapılır. Düşman top ateşiyle karşılık verir. Bu fırka 16 Ağustos 1921 günü sabah saat 0,5 de Veysel istikametinde yürüyüşe geçer.
Aziziye (Emirdağ) yakınındaki Alibeyce’de konaklayan Yunan 2.Kolordusuna bağlı 9.Tümen de aynı zamanda yürüyüşe başlar ve kol başındaki süvari bölüğü Aziziye (Emirdağı) ye girer.
Aziziye (Emirdağ) de bir çatışma olmaz. Önceki bölümde de anlatıldığı gibi bir gün önce 2.Süvari Tümeni Veysel’in doğusu ve Pınarbaşı’na; 14.Süvari Tümeni Demircili ve Karacalar’a, 33.Süvari Alayı Soğukkuyu’ya çekilmiştir. 4.Süvari Tugayı da Suvermez’de dir. Yunan kuvvetlerinin Aziziye’ girmesiyle kontrollü çekilmelerine devam ederler. Yerli halktan da karşı koymamaları istenmiştir.
Aziziye’ye giren düşman kuvveti tahminen üç alay piyade, bir alay süvari ve üç toptan ibarettir. Bu kuvvetin bir taburu Kolanşam Köyü’ne, diğer kuvvetler ise Elhan, Ağılcık, Dağılgan ve Suvermez köylerini takiben Hamzahacılı’ya; bir bölümü de Firikli Köyü’nü takiben Pörnek Köyü’ne gider.
Kolanşam’a giden düşman askerleri, tekrar Aziziye dönerken köyden Gasalak Musa’yı yanlarında getirirler. Yirmidört saat yanlarında tuttuktan sonra 17.08.1921 günü sabahı saat 10’da serbest bırakarak köyüne gönderirler. Gasalak Musa’nın verdiği bilgiye göre Pörnek ve Hamzahacılı tarafına giden kuvvetler orada durarak, ilerleyecek diğer kuvvetlere irtibat sağlayacaktır.
Veysel’in doğu sırtları ile Hamzahacılı ve Zont köylerini işgal eden düşman öğleden sonra saat 2,30’dan itibaren Toklucak ve Aziziye sırtlarından taarruza başlar. Taarruz eden kuvveti iki piyade alayıyla bir süvari alayı ve iki batarya toptan ibarettir. 2.Süvari Fırkası dört saat kadar düşmanı oyalar. Düşmanın bu hatta 4.Fırka öğleden sonra saat 4’den itibaren düşmanla müsademe ederek Eşrefli’nin batı sırtlarına ve daha sonrada Yarıkkaya’nın doğu sırtlarına çekilir.
Öğleden sonra saat 5,30’da düşman Eşrefli’yi tamamen işgal eder. İleri kıtaatı Eşrefli’nin doğusunda bulunmaktadır. Bugünkü çarpışmalarda fırkadan dört er şehit, bir zabit ve dokuz er yaralanmıştır.
Aziziye’ye giren Yunan 9.Tümeni’nin ileri hareketine devam ederek Suvermez üzerinden Hamzahacılı’ya girmesi üzerine 4.Alay Toklucak’ın kuzeybatı sırtlarına çekilir. Zont’u işgal eden düşman doğuya doğru ilerlemektedir. Akşam saat 8,45’te Eşrefli’de olup, bir kısım kuvvetiyle kuzey doğuya yönelmiştir. 19.Alay düşmanla temas halindedir. 4.Fırka Piribeyli istikametine çekilmektedir. Fırka’nın geceyi Yarıkkaya’nın doğu sırtlarında geçireceği ve 19.Alay’ın da Yarıkkaya’da kalarak kuzeye ve batıya karşı emniyet tertibatı alacağı kararlaştırılır.
16 Ağustos 1921 günü Yunan 2.Kolordu Karargâhı Veysel’de dir. Kolordunun 5.Tümeni Toklucak, Eşrefli, 13.Tümeni Kaldırım’ın batısından Alaputa (Tuğluk) ve 9’ ncu Tümeni de Davulga ya girmiştir.
Bölgede bulunan 5.Grup, bu gün oldukça önemli muharebeler verir ve düşmanın ileri harekatını geciktirmeye çalışır. 2.Süvari Tümeni’yle Zont civarında ve 4.Süvari Tugayı ile de Hisar’ın güneyinde mevzi tutarak, düşman Veysel hattına yaklaştığı sırada bunları ateşle karşılar, iki saat devam eden muharebe sonunda düşman muharebe düzeni almaya mecbur bırakılır. Bu muharebeden sonra 2.Süvari Tümeni Kürttuğluğu’na, 14.Süvari Tümeni Piribeyli’ye, 4.Süvari Tugayı ise şiddetli topçu ateşi altında dağlar üzerinden Yunak’a çekilir.
Çok fazla düşman süvari bölüğü Tuğluk’un güneydoğusundadır. Düşman fırkası Sivrihisar istikametine doğru yürüyüşte ve yürüdükçe köyleri yakmaktadır. Amaçları vakit kaybetmeden Sakarya mevzilerine doğru ilerlemektir.
17 Ağustos 1921 günü akşamı Yunan 1.Kolordu’nun 12.Tümeni’yle Musluk boğazında; 2.Kolordu Karargahı Kaldırım’da (Karargah sabah Veysel’de iken akşam Kaldırım’a taşınmıştır); 9.’Tümeni Piribeyli’de, 5.Tümeni Çeltik’in batısında, 13.Tümeni Akdağ’da, Süvari Tugayı Çeltik’te; 3.Kolordu’nun 10. ‘Tümeni Hamamkarahisar’da, 7.Tümeni Karadağ – Biçer hattında, 3.Tümeni güneyde İlören, kuzeyde Belen – Çukurören – Kozlu – Balıkçı köprüsü hattındadır.
Yunan kuvvetlerinden bir tümen ve üç süvari bölüğü Hisar – Büyüktuğluk, bir tümen ve üç süvari bölüğü de Eşrefli – Kürttuğluğu istikametinde yürüyüp saat 13.00’te Büyüktuğluk’ta birleşerek mola verirler. Kaldırım bölgesindeki düşman kuvvetinin bir hareketi tespit edilemez. Saat 07.00’de yürüyüşe başlayan düşman kolları öğle üzeri Kaldırım’ın 5 km batısı – Büyüktuğluk ile Yeniköy arası ve Bademli’nin 8 km doğusu hattına kadar ilerler. Saat 14.00’te düşman tümeni Kürttuğluğu’dan Çeltik istikametinde doğru hareket ederken, diğer tümen Tuğluk’ta kalır.
Saat 15.00’te Yunan süvarileri Piribeyli’ye yaklaştığı sırada burada bulunan 14.Süvari Tümeni birlikleri bunlara karşı atlı hücuma kalkar ve bu hücum karşısında Yunan süvarisi çekilmek zorunda kalır.
Daha sonra Büyüktuğluk’taki Yunan tümeni Piribeyli istikametinde muharebe düzeni alarak karşı taarruza başlar. İlerleyen bu düşmana top ve makineli tüfek atışıyla kayıplar verdirilir ve düşman ancak güneş batarken Piribeyli’ye girer. Çeltik istikametinde ilerleyen Yunan tümeni ise Çeltik’in 12 km batısında konmaya geçer. 2.Süvari Tümeni asıl kuvvetleriyle Küçükhasan’a, 14.Tümeni de Kürtuşağı’na çekilerek bu bölgelerde toplanırlar. 4.Süvari Tugayı Yunak’ta kalır ve Grup Karargâhı da Kurtuşağı’na taşınır.
Aziziye (Emirdağ) civarında Yunan kuvvetleri yoktur. Aziziye (Emirdağ) istikametine gönderilen 35. Alay Süvari Keşif Bölüğü raporundan Emirdağ’da üç subayla bir miktar muhafız erlerin bulunduğu tespit edilir. 17 Ağustos’ta Aziziye (Emirdağ) istikametinde gönderilen keşif bölüğünün verdiği raporda da Horan civarında (Aziziye’nin 6 km güneybatısında) düşmana rastlanmadığı belirtilir.
Düşmanın 9.Fırkaya ait bir kısım kuvvetiyle büyük bir nakliye kolu 19.08.1921 günü Bayat İstikametinden Aziziye’ye gelir. Bunu haber alan Mürettep Tümen gece Aziziye civarına gelir. 20.08.37 sabahı Aziziye’nin hemen batısındaki tepelerden yaptığı bir baskınla Aziziye’ye girer, kolbaşıyla Aziziye’den çıkmak üzere bulunan Yunan kuvveti ile karşılaşır. Bu kuvvete taarruz edip iki saat devam sokak muharebesinden sonra Aziziye işgalden kurtarılır.
Düşman kuvvetleri, Aziziye’nin on kilometre doğusundaki köylere kadar uzaklaştırılmıştır. Birçok silah, eşya ve erzak ile bir miktar cephane ele geçirilir. Yedi nefer esir alınır. İkisi binbaşı ve beşi zabıt olmak üzere düşmana yüzlerce zayiat verdirilir.
Menzil Müfettişliğine yazılan harp raporunda “Mürettep Fırkanın Aziziye’ye taarruz ettiği düşmandan 150 esir ve külliyetli mühimmat aldığı; düşmana birçok zayiat verdirmiş ise de düşmanın Piribeyli’den getirdiği kuvvet üzerine geri çekilmeye mecbur olduğu” belirtilmektedir.
57.Alay Cebel Topçu Taburundan Yüzbaşı’nın raporuna göre Aziziye ve Bolvadin Muhaberelerinde 4.Bölük 113 mermi atmış, 7 mermi bozuk olduğundan kapsülü patlamamıştır. 5.Bölük 137 mermi atmış on altı mermi patlamamıştır.
Yunan Ordu Karargâhı Gökpınar yakınlarındaki Renkoğlu Köyü’nde olup ordusunun elinde bol sayıda motorlu araç vardır. Aldığı bu baskın haberi üzerine Yarbay Spridonos motorlu araçlarla getirdiği takviye kıtaatıyla hemen hareket eder ve Aziziye yakınlarında bulunan öbür kuvvetleriyle birleşerek, öğleden sonra 5.30 da karşı taarruza geçer. Büyük bir cepheden harekata başlar. Bu güç karşısında Türk müfrezesi geri çekilmek zorunda kalır ve saat 15.00’te Emirdağları üzerine ve çekilir.
Yarbay Spridonos, Aziziye halkını hükümet konağına doldurur. Kasabanın yakılması ve halkın katliam edilmesi hususunda emir verir ama Aziziye bulunan Papaz ve bazı yerli Rumlar buna mani olur. Yapılan tahkikat ve araştırma neticesinde daha fazla Aziziye’de kalmayıp çekilirler. Çünkü hedefleri Ankara olup tüm güçlerini ileri hatta toplamışlardır.
Giderken Müftü Sabri Efendi, eşraftan Yusuf Beyzade ve Kuvayi Millîye Reisi Abdülkadir Efendi ile diğer iki zatın hanelerini yakıp, eşyalarını yağmalar ve kendilerini de Piribeyli’ye kadar darp ve işkence ile götürürler. Bu kişiler arkalarından yetişen Aziziye Rum Papazı ile Yuvan namında bir Hristiyan’ın rica ve şefaatleri üzerine serbest bırakılır. Götürdükleri ulemadan birisi işkence ve susuzluk sebebiyle şehit olur.
Giderken, Suvermez ve civar köylerin mahsulatını yüzde yirmi nispetinde, Hisar Köyü mahsulatının da tamamını yakarlar. Pek çok sığır, koyun ve keçi alıp götürürler. Etraf köylerden on beş kadar erkek ve kadın katledilmiştir.
Mahalli hükümet ahali tarafından seçilmiş kişilerle idare edilmekte ve on beş kadar milli jandarmayla asayiş sağlanmaktadır.
20-21.08.1921 gecesi Aziziye’ye yapılan baskın neticesinde düşman Aziziye’yi tahliye ederek Piribeyli istikametine çekilmiş (tutanağın tutulduğu) 9 Eylül 1921 tarihine kadar da bir daha hiçbir fert bile gelmemiştir.
(Şükrü Türkmen)