Nevruz Gelecekse Böyle Gelsin.Bayramımız kutlu olsun Türkiye’m.

Nevruz, yeni gün demek.
Farsça bir sözcük; nev yeni demek, ruz ise gün
Baharın gelişi manasındadır, toprağın canlanışı demektir.
Yeniden doğuşudur yeryüzünün.
Yeni bir sayfa açalım bizlerde, yarına ışık olsun diye.
Karanlık hükmünü alıp gitsin, kış bitsin ülkemde.
Oyunlar sırf eğlence olsun diye oynansın, birilerinin kuyusunu kazmak için oynanmasın. Ateşler sadece nevruzu kutlamak için yakılsın yürekleri yakmak için değil.
Ve umuttur nevruz, yaşamdır, tattır, renktir, güzelliktir.
Kalpler kırılacaksa, eldeki taşlar kafa kanatacaksa, eteklerdeki taşlar dökülecekse art niyetli olarak, nevruz gelmesin daha iyi.
Ateşler insanları yakacaksa istemem nevruzu.

Mevlana gibi yeni şeyler söylemek lazım.
Nevruz dirilmenin sembolüdür.
Baharın; letafetin, zarafetin, taravetin…
Nevruzu yeni bir fırsat bilelim, yeni bir kardeşlik, yeni bir barış…
Güzel olmaz mı?
Hala doymadınız mı nice cana?
Bu ülke insanı hep ölecek mi böyle?
Hep karalayacak mı birbirini, hep arkadan vuracak mı?
Renk cümbüşünü üç renge indirip onunla diğer renkleri yok sayacaksak nevruz, nevruz olur mu şimdi?
Neden siyasi bir mana yüklüyoruz ve insanları bununla meşgul ediyoruz.
Nevruz taş atmak mıdır?
Araç yakmak mıdır?
Slogan atmak mıdır?
İnsanları rahatsız etmek midir?
İnsanlara etiket yapıştırmak mıdır?
Nevruz eğer böyle bir şey ise terk edelim nevruzu.
Uzak dursun bizden, yaklaşmasın asla!
Eğer ülkemde yaşayan herhangi bir insanın canına kastedecekse nevruz, gelmesin daha iyi.
Huzuru derdest edecekse nevruz, hiç gelmesin ülkeme.
Toprağıma düşmesin cemre, sahte gözyaşları ıslatmasın toprağımı ve yalancı baharlarını getirmesin ülkeme nevruz.
Bayramı haram, güzel günleri verem ediyoruz.

El ele kol kola; dil dile, din dine yürümeliyiz cemre misali insanların fikrine, gönlüne. Açmalıyız yediveren gül gibi renk renk, koku koku. Dal dal olmalıyız, Türk’ü Kürt’ü Laz’ı Çerkez’i ile…
Köklerimizi salmalıyız ülkem coğrafyasının dört bir yanına.
El âlem birlik neymiş görsün, bahar neymiş anlasın.
Köklerimiz tutmalı bizi; Çanakkale gibi, Sarıkamış gibi…
Ölsek bile amacımız bir olmalı, nevruzu kutladığımız ve üzerinde yaşadığımız bu toprak uğruna olmalı bu.
Çiçeklerimiz var birbirimize sunacağımız.
Yemişlerimiz var birlikte yiyeceğimiz.
Çocuklarımız var beraber oynayacak…
Çeşmelerimiz var aynı tastan su içeceğimiz.
Türbelerimiz var kol kola duaya duracağımız.
Camilerimiz var saf saf namaz kılacağımız.
Başkası dost değildir bize.
Komşuyuz, akrabayız, dostuz, arkadaşız.
Bu coğrafyanın ekmeğini yemişiz, suyunu içmişiz, toprağına yüz sürmüşüz.
Aynı takımını tutmuşuz ele güne karşı.
Kız almışız kız vermişiz birbirimize.
Aynı küfrü dilimize dolamışız.
Aynı esprisine gülmüşüz, aynı acısına karalar bağlamışız.
Uğruna savaşmışız bu ülke için, vurmuşuz, vurulmuşuz.
Bir tarih yaratmışız en şaşaalısından hem.

Barışa uzansın istiyorum kalpler, huzura atılsın istiyorum sloganlar, gülen çocukların hatırına kutlansın istiyorum bayramlar.
Yeşersin bir nevruz çiçeği gibi boy boy açılsın Ülkemde kardeşliğimiz.
Kaç binyıl yaşadık beraber, kaç bin yıl daha yaşayacağız kim bilir?
Nevruz yeni bir umut olsun istiyorum Türkiye’mde.
Herkes kendi kimliği ile Türkiye çatısı altında dostça kardeşçe yaşasın istiyorum.
Kilise’de, Havra’da, Sinagog’da, Cemevi’nde, Cami’de ibadetini yapsın özgürce.
Tek çarpsın yürekler, insanı esas alsın cümle zatlar.
Güzel insanlardan bahsedin, kavgasız gürültüsüz.
Mutlu bir yarına inandırın bizleri.
Kutlu bir aydınlığa çıksın ülkemiz.

Nevruz gelecekse böyle gelsin.
Bayramımız kutlu olsun Türkiye’m.