Yemekhanede Yemek Yiyenler Dikkat

Herkese güzel bir hafta ortasından merhaba, bugün sizlere eğitim hayatımdan bu yana üzerinde çalıştığım ve hala bu alanda çalışmış olduğum toplu beslenme(catering) hizmetleri ile ilgili yapmış olduğum araştırmalara dair bazı bilgilerle geldim.

Sizce eğitim durumu toplu beslenme sistemlerinde yemek tercihlerini etkiliyor mu ? ya da başka bir şekilde sorarsam: “Masabaşı çalışanları ile beden gücü ile çalışanların yemesi gereken besinler, almaları gereken kalori miktarları aynı mı olmalı ?

Aslında cevapları bir o kadar net olan bu sorular, maalesef ki verilen doğru yanıtlar kadar önemsenmiyor.

Büyük fabrikaların menüleri, tekdüze standardize edilmiş sözde hesaplanmış (?) kalori miktarları, çalışan gruplarına göre ayrılmamakla birlikte besin içerikleri ve menü dengesizliği de yılardır karşılaştığım ciddi bir problem.

Beslenme, bireysel incelenmesi ve hesaplanması gereken bir konu, şu an kuruculuğunu üstlendiğim “Form Life Kitchen Sağlıklı Beslenme ve Diyet Yemekleri Hizmeti” nin de çıkış noktası bu aslında. Her kesimden bireye her an her yerde ulaşabilecek sağlıklı, bireye göre kişiselleştirilmiş, varsa hastalıklarına uyumlu ve de en önemlisi damak zevkleri gözetilerek yemek seçimlerine önem verilerek hazırlanmış ve evlere, iş yerlerine kısacası si neredeyseniz oraya gelen günlük almanız gereken tüm öğünlerin bir arada olduğu yemek paketleri… Kulağa ne kadar ulaşılmaz gelse de hem toplu beslenme hizmeti verip hem de lezzetli yemekler sunabilmenin gururunu yaşıyorum. Bu sistem hakkında detaylı bilgi almak için bana köşemizde yer alan mail yoluyla ulaşabilirsiniz.

Biz toplu beslenme sistemlerinde ilk olarak hedef kitleyi baz almalıyız. Çocuk Beslenmesi ise hangi yaş aralığında çocuk beslenmesi? Anaokulu ile Üniversite Sınavına hazırlanan lise dönemi öğrencilerinin nasıl farklı olarak düzenlenmesi gerekiyorsa, Asker Beslenmesi, İşçi Beslenmesi, Masabaşı Çalışanlar (Beyaz-Mavi Yakalı, Akademisyenler,… Beslenmesi,… bu listeyi uzatmak mümkün.
Masabaşı çalışanlarına verilen menülerin beden gücüye çalışan gruba yetmeyebilir fakat kalori miktarını artırmak amacıyla pilav-makarna-tatlı gruplarına yüklenilmesi durumuda da özellikle işçi grubunda anlık hiperglisemi sonrası ani hipoglisemi (kan glukozu artışı sonrası ani kan glukozu düşüşü) meydana gelebilir ve böylece yorgunluk çökmesi-yarı baygınlık hali ve hatta dikkat eksikliği ve iş kazaları meydana gelebilmetedir.
Bu nedenle yemekhanede yemek yiyenler dikkat!
Set seçimli yemek menüsü oluştururken her besin grubundan da alabileceğiniz seçimler yapmanız işteki veriminizi düşürmemeniz adına oldukça önemli.
-Yüksek karbonhidratlı menülere şerbetli tatlılar eklemeden, hatta varsa protein gruplaından yoğurt, ayran gibi besinlerle menünüzü oluşturmanız çok daha sağlıklı olacaktır.
-Ekmek tüketiminiz eğer tam buğday ve beyaz ekmek diye seçme imkanınız varsa tercihinizi tam buğday ekmeklerden kullanmanız gerek içeriğindeki lifin uzun süre tokluk sağlamasından gerekse beyaz ekmeğe göre daha az miktarının bile doyuracağından çok daha doğru bir tercih olaaktır.
-Zeytinyağlılara ve salatalara şans verin. Her gün mutlaka menünüzde sebze grubuna yer verin. Salata veya zeytinyağlıları her gün mutlaka öğününüze ekleyin. Varsa salata barlarda salatalarınıza sirke-zeytinyağı-limon ilave edebilirsiniz fakat nar ekşisi yerine nar ekşili sos , limon yerine limon sosu yazıyorsa lütfen o şişelerden uzak durun.

Genel tavsiyeleri artırmak mümkün fakat en temeliyle bu şekilde listeyebilirim. Şimdi de Lisans bitirme tezim süresince 50 Akademisyen, 50 İşçi olmak üzere toplam 100 kişi üzerinde yaptığım işçi grubu ve akademisyen grubu personellerin karşılaştırıldığı bu çalışmanın sonucunda edindiğim bilgilere değinmek istiyorum. Yaptığım araştırmada çıkan sonuçlar şöyle:
-Eğitim durumunun bireylerin beden kitle indeksi (BKİ) değerleri ile ilişkili olduğu, eğitim durumu düşük olan bireylerin BKİ değerlerinin daha yüksek olduğu
-İşçi grubunun akademisyen grubu personellere göre daha fazla sigara tükettiği
-Eğitim durumunun beslenme alışkanlıklarına ait sonuçlarına bakıldığında ise eğitim durumu arttıkça yemeklerin birbiri ile ve diğer yemek gruplarıyla uyumunun arttığı, işçi grubunun akademisyen gruba göre daha fazla pilav ve tatlı tüketirken özellikle (şerbetli tatlılar) akademisyen grubu işçi grubu personellerine göre daha fazla salata ve zeytinyağlıları tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.
-Eğitim durumu arttıkça bireylerin su tüketimleri ve öğün sayıları da artmakta ve öğün saatleri daha düzenli hale gelmektedir.
-Ayrıca çalışmamda işçi grubu personellerin akademisyen grubu personellere oranla daha fazla ekmek tükettikleri ve tükettikleri ekmeklerin daha çok beyaz ekmek olduğu sonucuna da ulaşılmıştır.
Tabii ki benim bu yaptığım çalışma literatür için okyanusta bir su damlası bile değil belki ama yine de azımsanmayacak sayıda bir kesimi karşılaştırmalı olarak ele alıp bu sonuçlara ulaşmanın toplumumuzun en azından bir kesimine ayna tuttuğunu düşünüyorum. Ayrıca bu iki grup arasındaki beslenme farklarının azaltılması için “Toplu beslenme sistemlerinde nasıl beslenilmeli?” anaokulundan yaşlı beslenmesine kadar yemekhanelerde yemek yiyen herkese en azından bir defa bir eğitim verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
*Yaptığım bu çalışmada bireyleri akademisyen-işçi grubu olarak sınıflandırmamın amacı toplu beslenme hizmetinden faydalanan çeşitli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda beslenip beslenmediğini, beslenme düzenleri ile ilgili yapılacak düzenlemeler olup olmadığını ve toplumun her bireyin beslenmesinin bireysel incelenmesinin mümkün olup olmadığını araştırmak istememdi. Araştırma konusu dışında sosyal hayatta sosyal demografik statülerin bireyleri ayrıştırmasını, bireyleri statüye göre sınıflandırarak gruplaştırmasını çok da etik ve doğru bulmadığımı belirtmek isterim

Haftaya görüşmek dileğiyle sağlıklı günler diliyorum.
Dyt. Şükriye Eral