Halis ERENOĞLU’nu Saygıyla Anıyoruz

Dört yıl önce bugün kaybettiğimiz, gerek derlediği gerekse kendine ait türkülerle Emirdağ halk müziği kültürüne büyük emekleri olan ve bu sebeple “Emirdağ Türkülerinin Babası” olarak anılan Halis ERENOĞLU’nu saygıyla anıyoruz...
Halis Erenoğlu, Emirdağ halk müziğinin en önemli ismidir. 1938 yılında Emirdağ’da doğar. Hacı Vahitler’in çocuğudur. Babasının adı Mehmet Adil, annesinin adı Hatice’dir. Çocukluğunun bir kısmı, Emirdağ’ın merkezinde bulunan ve 90’lı yıllarda yanan, üç katlı ahşap konakta geçer. Sülale küçükbaş hayvancılıkla ve ticaretle geçimlerini sürdürdüğünden, yazları yaylalarda yaylacılık kültürünün içinde büyür. Bu dönemlerde yaylada çobanlarından dinlediği türkülerden etkilenerek bu işe gönül verir. Anonim Emirdağ türkülerine kaynaklığı bu çocukluk günlerine kadar uzanır.
Emirdağ türkülerin ve ağıtların birçoğunu kuzularına çobanlık yapan Çuğulu Çolak Çoban, Balcamlı İbiş gibi farklı farklı çobanlardan öğrenir. Harmana Sererler, Al Fadimem, Altınımı Ben Boynuma Dizerim türkülerini Abdal Bekteş’ten, Abdal Irıza’dan ve Abdal Musa’dan alır.
Gaydalama ve düz oyun havalarını Tefçi Saniye’den; yayla türkülerinin bir kısmını Karacalarlı Kepazenin Nuri’den; Gıldolağın Ağıdı’nı Türkmen Köylü Kel Tahir’den; Bayram Bey’in Ağıdı’nı ve Balkan Savaşı’nda bacağını kaybederek İstanbul’da ölen kardeşi Hacı’ya yaktığı Ağıdı birebir Topak Kız’dan (Almalı’dan) alır. Kendi yaktığı türküleri ise kavuşamadığı sevdasınadır.
Bugün bilinen ve söylenen Emirdağ türkülerini günümüze taşıyan isim olmasının yanında kendi yaktığı türkülerle Emirdağ halk müziğini zenginleştiren Erenoğlu’na “Emirdağ Türkülerinin Babası” denilmektedir.

Emirdağ halk müziği kültürüne kazandırdığı kendine ait türküleri;
Zalım Poyraz
Önüne Kuşanmış Yandımdan Öğnük
Alayımış ineğinin danası
İncedir de Benim Yarim Pek İnce
Kuyunun Başına Koyduğum Hatıl
Zamharıda Akan Sular Donmasın
Emirdağı Vatanımız Elimiz
Askere Gidiyom Kal Emirdağı

Kaynaklık ettiği türküler;
Aslan Balım
Biz Üç Kız İdik Gelirdik Irmaktan
İğnem Düştü Yakamdan
Çuğu’nun Gedikten Bir Gelin Aştı
Dereler Dereler Derin Dereler
Hacca Gelin Maçaklı’nın Alması
Kara Kahve İdim Kavrulamadım
Kurtlu Derelerde Bir Kuzu Meler
Allı Gelin Bulum Bulum Bulanır
Almalıdan Çıktım Gara Tipide
Caminin Ardına Kurmuş Kazanı
Eğildim de Bir Taş Aldım Mezerden
Karacalar Derler Bir Özün İçi
Keklik Koydum Boz Ardıcın Başına
Bayram Beyin Ağıdı
Topak Kızın Ağıdı
Cemile’nin Kaşları
Al Fadimem
Harmana Sererler
Gıldolak’ın Ağıdı
Gara Hüseyin Türküsü
Altınımı Ben Boynuma Dizerim
Dolandım da Geldim Emirdağından
Ben Köprüden Geçerken
Yoğurt Çaldım Kazana
Sako Giyer Garadan
Çorabını Ördüğüm
Tevfik’in Ağıdı ve Hikayesi
Ekizce Üstünde Bir Bölük Duman
Allı Mayam Sürünüyo
Emirdağ Kına Havası
Gönderen :Nur Rahşan Erenoğlu