Menu
RSS
Eşsiz Müziklerin Yeni Mimarları

Eşsiz Müziklerin Yeni Mimarları

“ 2020 Yılında Yunak , Öğ...

HÜZÜN TOPLADIM

HÜZÜN TOPLADIM

Bir yeryüzü sürgünüyümHüz...

Melahat Ünügür Ortaokulu öğrencilerinden Örnek Davranış

Melahat Ünügür Ortaokulu öğrenciler…

Eskişehir Melahat Ünügür ...

Şehit ve Gazi Çocuklarına Traş Ücretsiz

Şehit ve Gazi Çocuklarına Traş Ücre…

Taşbaşı Çarsısında yeni a...

Çorbalar Profesörden...

Çorbalar Profesörden...

Malatyalı Profesör Kantin...

HÜZNÜMÜZLE BAŞBAŞA

HÜZNÜMÜZLE BAŞBAŞA

HÜZNÜMÜZLE BAŞBAŞA Hüzü...

Bağışlanan sadece bir organ değil, yepyeni bir hayat!

Bağışlanan sadece bir organ değil, …

Isparta'nın Gönen ilçesin...

Fasl-ı Muhabbet Grup Atışması "166.Atışma"

Fasl-ı Muhabbet Grup Atışması …

Bu hafta Karaman/ Ermenek...

Vefat - Başsağlığı " Bahar Yedikapu"

Vefat - Başsağlığı " Bahar Yed…

Değerli hemşerimiz "Emird...

10 Ocak 'Çalışan Gazeteciler Günü' kutlu olsun

10 Ocak 'Çalışan Gazeteciler Günü' …

Basın mensuplarının hakla...

Prev Next
Birgül Kapaklıkaya

Birgül Kapaklıkaya

Web site URL:

Meslek sırrı mı, başarının sırrı mı?

Bir zamanlar Türkiye’de “öğretmenler geçinebilmek için limon satıyor” derlerdi.  Herkes memur maaşlarının düşüklüğünden bahsederdi, ama hiçkimse çoğu bayan memurların iş saatlerinde kazak ördüklerini yazmazdı. Bir acayiplikler vardı var olmasına da, o zamanlar biz çocuktuk, ne konuşacak ne de yazacak haldeydik, ama henüz çocuk yaşta olmamıza rağmen çoğu şeyin farkındaydık. Sanki şimdiki çocuklardan biraz daha farklıydık. 
Her zaman olduğu gibi, o zamanın da güzellikleri de, zorlukları da vardı. 
Belçika’da yasadığımıza göre, şu an yasadığımız yerin güzellikleri ya da zorlukları bizi daha çok ilgilendiriyor.  Genelde eğri oturup doğru konuşmak gerekir deriz ama yazık ki konuşmamız oturuşumuzdan daha da eğri olmaya başladı gibime geliyor.
Her turlu haberleşme ve iletişim imkânlarının gelişmesiyle gittikçe globalleşen dünyada insanlar çıkarları doğrultusunda hareket etmeye başladılar vekimin hangi mantaliteye sahip olduğunu neye hizmet verdiğini anlamak da güçleşti.
İnsanlar bazı meslekleri de birbirine karıştırır oldu. Sanki herşey ticarete dönüştü gibime geliyor. Parayı verendüdüğü çalıyor, bir de elindeki mesleği doğru dürüst değil de, çoğu başarılı insana karşı silah olarak kullananlar var.  Asil görevlerini unutur olmuş insanlar…
Hiç kimse mükemmel değildir, herkesin hataları vardır. Amaç hata aramaksa insanların hataları kolayca bulunur, ama amaç takdir ise insanların takdir edilecek yanları da hemen bulunur. Pozitif bakan, güzel ruhlu insanlar etrafındaki insanların eksiklerini aramak yerine hep pozitif yönlerine bakarlar. Yalnız günümüzde bu tür insanların azalmış olması ekonomik ve siyasi krizlerin yanında manevi krizler yaratmakta.  İnsanlara moral vermek yerine morallerini bozmak adet olmuş. 
Haksızlıklar ve adaletsizlik karşısında insanlar sağır ve dilsiz olmaya başlamış. Her ne kadar durum böyle olsa da etrafımda her görüşten çok dürüst ve çalışkan insanları görmek insana mutluluk veriyor.
Bir insan ayni anda bir kaç mesleği birlikte yapamaz mı? Elbette yapar ama bana göre yaptığı her işi layıkıyla yapması gerekir.  İnsan hangi alanda çalışıyorsa o alanlarda eğitim alması, kendisini geliştirmesi şart. Eğitime destek konusunda dünyanın en cennet ülkelerinden biri olan Belçika’da olmak bizim için büyük bir fırsat.
Siyasete daha yeni girmeme rağmen öyle bir kaç ay içerisinde öyle şeylere şahit oldum ki, sanki yıllardır siyasetin içindeymişim gibi geliyor. Çünkü basınla ve sivil toplum kuruluşlarıyla içice olmamın avantajlarını şimdiden görüyorum.
İnsana insanca bakmayı öğrenmedikten sonra hiçbir meslekte başarılı olamayız. İnsanları sevmeden hiçbir yere gelemeyiz. Ayrımcılık yapmadan, eleştirilerimizde saygımızı yitirmeden…
Karsımızdaki insanin samimi, dürüst çalışkan ve güzel ahlaklı olması bizim için en önemli şeyler değil midir? Öyleyse her toplumda ilk önce her alanda dürüst insanlara ihtiyaç var.
Siyaset öyle herkesin dediği gibi üçkağıtçılık mesleği değil bence, tam tersine topluma hizmet mesleği. Değerini bilene. İnsanlara faydalı olabilmenin en güzel yollarından biri siyasettir. Tabii bu sadece koltuk sevdası olmayanlar için. Mesleğini kötüye kullanmayanlar için takdir edelim ki bu bir meslek sırrı değildir, tam tersi, başarının sırrıdır.
Kim olursa olsun görevini layıkıyla yaparsa, insanların haklarını yemeden dürüstçe çalışırsa toplum da kalkınır, kişiler de rahatlar. İyi yetişmiş insanlar, özgür ruhlu insanlar özgürce düşünüp saygılıca davranan insanlardır.
Unutmayalım, özgürlük demek her konuda istediğini yapabilirsin anlamına gelmez ve basın özgürlüğü demek de istediğin kişiler ya da kuruluşlar hakkında istediğin gibi yazıp yorumlama hakkın olduğu anlamına gelmez!

Daha refah bir toplum için, eğitimli, kültürlü ve dürüst insanların sayısının artması için bir kelimeyle, bir tebessümle de olsa katkıda bulunalım..
Kinlerimizi ve düşmanlıkları bir tarafa bırakalım, sevelim, sevilelim, sevdirelim..

Hani Gerçek Galipler?

Belçika'da 14 Ekim belediye seçimleri geride kaldı.
 Ben de dahil pek çok aday, hepimiz zor ve stresli günler yaşadık…
 Sebebine ise hala bir türlü anlam verebilmiş değilim.
Düşünüyorum, bütün yaşadıklarıma bazen gülüyor, bazen de kızıyorum kendi kendime.
 Hani derler ya; anlatması zor, yaşamak lazım, işte öyle…
Gerçekten yasamak lazımmış.
Seçimler bana çok şey öğretti diyebilirim.
İnsanları daha yakından tanıma fırsatım oldu. 
 Hiç bir şey söylemediğim halde oy sözü verenler, “size oyumu verirsem bana ne yapacaksınız” diye soranlar, iş isteyenler..
“Siz niye girdiniz ki, bu iş yalan dolan işi”, ya da “bu toplumun sizin gibilerine ihtiyacı var, iyi ettiniz” diyenler..
 
Siyasete ilgim olduğunu sağlık sigortasında sendikacılık yaparken anlamıştım.
 
Birden kendimi siyasetin içerisinde buldum desem de yalan olmaz. Ama sendikacılıkla siyasetin tamamen ayni şeyler olduğunu da söyleyemeyeceğim.
 
Aslında sanat, siyaset, gazetecilik, dernekçilik, sendikacılık,.. Hepsi de birbiriyle ilgili alanlar.
 
 
 
Sonuçta parti olarak su an iktidardayız, partimiz yani CDH daha önceki yaptığı ön anlaşma ile diğer partilerle(LB ve Ecolo) birlikte koalisyonla iktidara geldi.
Altı yıl boyunca Schaerbeek halkı için güzel isler yapacağımızdan da eminim.
 
Yalnız kampanyalar boyunca en çok kafama takılan şey hep suydu ; listelerde neden bu kadar çok aday vardı ?
Ve buna gerek var miydi ?
Adaylar hangi niteliklere göre belirlendi ?
Seçimlerin gerçek galipleri kimler ?
En fazla oyları alanlar mi ? yoksa iktidardaki partilerde olanlar mi?
Bu soruların cevabini vermek tabii bana düşmez ama aslında bana göre herkes kaybetti..
Hadi siyasi partiler iktidara gelebilmek için birbirleriyle bir yarış içerisindeler diyelim peki adaylar neyin yarışını yapıyorlar ?  Bir ideolojinin mi ? Yoksa hepsi bir makam sevdalısı mı?
Halk biraz daha bilinçli oy kullanırsa bir dahaki sefere bu kadar bölünme ve zorluklar olmaz diye düşünüyorum.
 
Peki halkı bilinçlendirmek kimlere düşüyor? O da ayrı bir sorun tabii...
 

Olaylara sadece kendi açımdan bakmak istemiyorum.
 
Aslında anlatılacak, yani gitmeyen pek çok şey vardı ki.
Ne pahasına olursa olsun insan harcamak bu kadar basit olmamalı bence.
Kampanya çalışmalarına önce afislerimin geri toplatılmasıyla başlamam hiç de hoş değildi.
Yalnız değildim elbet, benim gibi bir kaç aday arkadaşıma da yapılmıştı bu yapılanlar.
Ve daha burada yazamayacağım pek çok şey…
Bunları burada esefle kınamadan geçemeyeceğim.
Sonuçta hepimizin emek verdiği kampanya çalışmalarında kişisel çıkarlar ön planda olmamalıydı.
 

Siyasetin aslında çıkar savaşı olduğunu öğrenmek ve bilmediğim pek çok yönünü görmek bana çok acı verdi de diyebilirim.
Çünkü öyle bir zamandayız ki, kişisel çıkarlarımızı düşünecek zamanımız gerçekten yok. Sonuçta hepimiz de topluma hizmet etmek için aday olduk, koltuk kapmak için değil..
 
Kişisel çıkar kavgaları, ırkçılık, bölücülük ya da kıskançlık yapan insanlar topluma ne kadar hizmet edebilir ki ?
Bir daha secimler uzak değil, 2014 yılında, umarım bu yaşananlar tekrar yaşanmaz ve daha kaliteli bir kampanya ve de seçim dönemi yaşarız.
 
Dileğimiz, daha güzel günlere daha güzel umutlar ve birbirinden güzel projelerle girmek.. Ne pahasına olursa olsun bir yer kapabilmek değil...
 
Birgul KAPAKLIKAYA
 30/10/2012

Info for bonus Review William Hill here.