Menu
RSS
İlk Cemre Ne Zaman Düşer?

İlk Cemre Ne Zaman Düşer?

Cemre'nin Anlamı Nedir? C...

GÖNÜL RIZASI

GÖNÜL RIZASI

 Dünyada en iyi şey, gönü...

BETER OLUN!

BETER OLUN!

Her güzel şeyin başlangıc...

Fash-ı Muhabbet Grup Atışması "Dili Olan GELSİN"

Fash-ı Muhabbet Grup Atışması …

Eğer gülecekse benim yüzü...

AH GÖNÜL AH

AH GÖNÜL AH

Şimdi sizlere ‘Gönül neyi...

EMİRDAĞ’A GÜZELLEME

EMİRDAĞ’A GÜZELLEME

9 Şubat Cumartesi günü il...

Bir'İz Unutulmaz Bir'İz Bıraktı

Bir'İz Unutulmaz Bir'İz Bıraktı

BİR’İZ EDEBİYAT; ŞİİR, KÜ...

Fash-ı Muhabbet Grup Atışması "Kaldı Yüreğim"

Fash-ı Muhabbet Grup Atışması …

Maziye dalıp gittim hayal...

Memurlar hangi ek işleri yapabilir ?

Memurlar hangi ek işleri yapabilir …

Öğretmen ücretli ders ver...

NEDEN 7 (YEDİ)

NEDEN 7 (YEDİ)

Neden 7 cihan İstanbul i...

Prev Next
Şükrü Türkmen

Şükrü Türkmen

Web site URL:

SERZENİŞ

Doğruları eğri gördük suç ettik
 Eyisini bilemedik gardaşım
 Bizden dedik başımıza taç ettik
 Lekesini silemedik gardaşım

Ne yaptıksa yenemedik körlüğü
 Kuramadık turan elde birliği
 Hani nerde o yılların dirliği
 Bir gün olsun gülemedik gardaşım

Çok istedik dediğimiz olmadı
Bu davanın tadı tuzu galmadı
Talihimiz yüzümüze gülmedi
 Uykumuzu bölemedik gardaşım

Hep yutkunduk diyemedik sır oldu
 Çektiğimiz kesemize kâr kaldı
Bozkurt gitti çakal bize yar oldu
 Arkasından yelemedik gardaşım

Uzak değil düşmanımız yakından
 Bencilliği sökemedik kökünden
 Birlik olup bir kişinin Hakından
 Gelemedik, gelemedik gardaşım (Şükrü Türkmen)

HALİDE EDİP ADIVAR - KAYMAKAM NURİ ve ÇERKEZ MEHMET

Sivrihisar’a döner dönmez, Binbaşı Muharrem’den bir mektup aldım. Aziziye’de merkezi olan İzzeddin Paşa, grubunun Erkân-ı Harbiye Reisi idi. Beni İzzeddin Paşa’nın misafiri olarak davet ediyordu. Raporlarımı İsmet Paşa’ya götürdüğüm zaman bundan bahsettim. Dedi ki: — Onbaşı, ben Bolvadin’e gidiyorum. Geceyi Aziziye’de geçireceğim. Eğer yarım saate kadar hazırlanırsan seni arabamla götürürüm.

Yarım saat sonra, İsmet Paşa’nın otomobiliyle hareket ettik. Bunu iyi hatırlarım. Çünkü, köyden geçerken, bilhassa çocuklarla ilgileniyordu. Bizim yolumuzdaki köyler pek o kadar yakılıp yıkılmamış bir durumdaydı ve Makedonyalı göçmenlerle doluydu. Bir küçük kız, saçlarının örgüleri sırtında sallana sallana İsmet Paşa’nın otomobiline sıçradı. Ötekiler de etrafında serçeler gibi zıplayıp duruyorlardı.

İsmet Paşa, kızın başını okşayarak: — Sen bu saçların birazını bana ver, bak benim başımda saç yok, dedi. Ve kızı da bir geyik yavrusuna benzettiğini söyledi. Burada İsmet Paşa, Türkiye’nin geleceğinden bahseder, bütün kötülüklere, suistimallere son verileceğini söylerdi. Evet, İttihat ve Terakki de aynı idealle başa gelmişti. İzzeddin Paşa bir yemek ziyafeti veriyordu. Bütün fırka kumandanları ve Erkân-ı Harp reisleri oradaydılar. Herkes belinden kemerini ve tabancasını çıkararak bir masanın üzerine bıraktı.

Bize Aziziye’nin eski kaymakamı diye bir adamı takdim ettiler. Adı Nuri idi. Bana bir evlât muamelesi yaptı. Âdeta beni tanıyormuş gibiydi. Fakat ben, bir türlü kim olduğunu hatırlayamadım. Bu zengin adam, oradan geçen paşaları evinde misafir ederdi.

İsmet Paşa, kendisi karargâhta yatacağını söyleyerek Nuri Efendi’nin evinde ona hazırlanan yeri bana bıraktı. Adam bana dedi ki: — Beni nasıl unuttun, Halide Hanım? Ben seni ne kadar omuzlarımda taşıdım ve gece yarısı sarayın kapısını sana açtırdım.

Hemen elini yakaladım: — Sen Çerkes Mehmed Efendi’sin, değil mi? Niye Nuri Efendi dedirtiyorsun kendine, diye sordum. Yürüyerek evine gittik. O kadar eski günleri hatırlamış ve kendimi unutmuştum ki, kemerimle tabancamı almayı akıl etmemiştim.

Yolda giderken bir çocuk gibi o bölgede ne kadar mektep açtığını, yollar yaptırdığını anlattı durdu. — Baban velinimetimdi. Bu işleri yaparken lâzım oldukça halka nasıl dayak attığımı kendisine söylediğim zaman beni azarlardı. ( Halide Edip Adıvar / Türkün Ateşle İmtihanı )

xxxxxxxxxx

Yukarıdaki parça Halide Edip Adıvar’ın “Türkün Ateşle İmtihanı” isimli kitabından alınmış bir bölümdür. Yazı dikkatlice okunduğunda dördüncü paragrafta “…Bize Aziziye’nin eski kaymakamı diye bir adamı takdim ettiler. Adı Nuri idi.” ve altıncı paragrafta da “Sen Çerkes Mehmed Efendi’sin, değil mi? Niye Nuri Efendi dedirtiyorsun kendine, diye sordum.” denilmektedir.

xxxxxxxxxx

Bu da şu gerçeği ortaya çıkarıyor. Milli Mücadelede sık sık sözü edilen Kaymam Nuri, Çerkez Mehmet’tir.
 NE DERSİNİZ?

O KÖYDE

Varımızla şenlenir, yalın ayak koşardık ,
 Oyuncaklar yapardık, türkülerle coşardık,
 Hele bayram gelince, gönüllerden taşardık,
 Ne desem, ne söylesem, artık etmiyor fayda,
 Varsın kimse bilmesin, biz yaşadık o köyde.

Bir tek tatlı gülüşü, her sevince yeğlerdik,
 Var olanla avunur, derde derman eylerdik,
 Toplanırdık her gece, türküleri söylerdik,
 Hasret kokan bestemi, dinle inleyen ney’de,
 Varsın kimse bilmesin, biz yaşadık o köyde.

Şimdi bomboş oralar, türkü ağlar söz ağlar
 Hüzün sarmış her yanı, gönül ağlar, göz ağlar
 Gurbet denen bu yerde beden değil öz ağlar,
 Elbet gönül şad olur, sorsa haftada ayda,
 Varsın kimse bilmesin, biz yaşadık o köyde

Unutmadık bir türlü, yürek hala yanıyor,
 Yara kabuk tutmuyor, ince ince kanıyor,
 Herkes bizi bekliyor, bir gün döner sanıyor,
 Yola çıkmış beklemez Azrail oku yayda,
 Varsın kimse bilmesin, biz yaşadık o köyde... (Şükrü Türkmen)

AZİZİYE İŞGAL EDİLDİ Mİ?

12. Bölük Komutanı Halit’in, 11. Fırka Kumandanlığı’na yazdığı 13.09.1921 tarihli raporda “16 Ağustos 1921 günü sabah saat ikide düşman kuvveti Aziziye’ge girmiştir. Düşman kuvveti tahminen üç alay piyade, bir alay süvari ve üç toptan ibarettir. Bu kuvvet Yüreğil ve Bayat istikametinden gelmiştir. Bir tabur Kolanşam Köyü’ne, diğer kuvvetler ise Elhan, Ağılcık, Dağılgan ve Suvermez köylerini takiben Hamzahacılı’ya; bir bölümü de Firikli Köyü’nü takiben Pörnek Köyü’ne gitmiştir. (Kaynak:Genel Kurmay ATASE Daire Başkanlığı Arşivi. Kutu no:1206,Gömlek no:140) “ denilmektedir. Düşman Aziziye’dedir…
12. Bölük Komutanı Halit’in 11.Fırka Kumandanlığı’na yazdığı raporda “Mürettep Fırka, 20.08.37 Aziziye’den çıkmak üzere bulunan bu kuvvete taarruz edip iki saat devam süren muharebeden sonra Aziziye’yi düşmandan temizlemiş ve düşman kuvvetleri, Aziziye’nin on kilometre doğusundaki köylere kadar uzaklaştırılmıştır. İkisi binbaşı ve beşi zabıt olmak üzere düşmana yüzlerce zayiat verdirilmiştir. (Kaynak: Genel Kurmay ATASE Daire Başkanlığı Arşivi.Kutu no:1304, Gömlek no:41) “ denilmektedir… Mürettep Fırka düşmanı kovalamıştır…
Keşif Kolu K. Bölük 2 Mülazımı Alirıza’nın, Suvermez Köyü’nden, Süvari Alayı 75.Kumandanlığına Yazdığı 8-9.09.1921 tarihli keşif raporunda “20-21.08.37 (1921) gecesi ki Aziziye’ye icra edilen baskın akşamı düşmannın kasabayı tahliye ettiği ve kâmilen Piribeyli istikametine çekilerek o günden beri bir daha hiçbir fert bile Aziziye’ye gelmediği; Mahalli hükümet’in ahali tarafından seçilmiş zevat ile idare edildiği ve onbeş kadar milli jandarmalarla asayiş temin edildiği” bildirilmektedir. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Daire Başkanlığı Arşivi. Kutu No:1344. Gömlek No:177,177a) ….
Mahalli hükümet seçilmiş kişilerdir ve asayiş 15 kadar milli jandarma tarafından sağlanmaktadır…
(Belgelerle Emirdağ. Emirdağ Belediyesi Kültür Yayınları No:3. Sayfa:446, 456, 460,461).
İşgal sevdalılarına şimdi soruyorum….?
Aziziye işgal edilmiş midir?....
Halâ aynı fikirde misiniz?

Info for bonus Review William Hill here.