Menu
RSS
Hurma zeytini

Hurma zeytini

Arabamız su kaynatmasa du...

Birisi sizden aracınızı istediği zaman !

Birisi sizden aracınızı istediği za…

Arababamda çekiş düşüklüğ...

YENİ ASKERLİK SİSTEMİNDE NELER VAR?

YENİ ASKERLİK SİSTEMİNDE NELER VAR?

Askerlik süresini 6 aya d...

Eskişehir’deki Emirdağlılar Vakfı Başkanı Hasan Murat Kahya, yeniden başkan seçilerek güven tazeledi

Eskişehir’deki Emirdağlılar Vakfı B…

Eskişehir’deki Emirdağlıl...

ÜZENLERİN ÜZÜLDÜĞÜ VAKİT'DE GELİR

ÜZENLERİN ÜZÜLDÜĞÜ VAKİT'DE GELİR

Ertesi gün ameliyat olaca...

BABALIK BÖYLE BİRŞEY..!

BABALIK BÖYLE BİRŞEY..!

Delikanlı 16 yaşında iken...

TORUNUNLA ATAN BİR Mİ?

TORUNUNLA ATAN BİR Mİ?

Dertli gönül dolu gamla E...

Çilek

Çilek

Diyarbakır'ın bir dağ köy...

OKULLARIN YENİ NESİL ANNELERLE SINAVI

OKULLARIN YENİ NESİL ANNELERLE SINA…

Daha çocuğu dünyaya gelme...

Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz

Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz

" Hepimiz aynı yolun yolc...

Prev Next

'Sanki Yedim Camii'nin İlginç Hikayesi

'Sanki Yedim Camii'nin İlginç Hikayesi

İşten Artmaz Dişten Artar Düsturuyla Yapılan 'Sanki Yedim Camii' Osmanlı döneminde, Keçecizade Hayreddin Efendi adında orta halli bir esnaf, padişahların yaptırdığı camileri görüp imrenerek, kendisi de bir cami yaptırmayı diler.
Cami yaptırma fikri aklına girdikten sonra hayattaki en büyük amacı, tutkusu bu olur.
Ama ne hali ne de maddi durumu bu amaca müsaittir. Çevresindekiler gel vazgeç bu sevdadan dese de o yolundan dönmez. Çözümü nefsinin arzularını dizginleyerek para biriktirmekte bulur.
Ne zaman ki canı bir şey istese: ‘Sanki yedim!’ der ve parasını bir kenara koyar.
Sanki Yedim Camii, Osmanlı döneminde 18. yüzyılda yaptırıldığı tahmin edilen küçük bir mahalle camiidir. İstanbul’un Fatih ilçesinde Zeyrek mahallesinin Kırbacı sokağında bulunmaktadır. Yapılış tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte çeşitli rivayetler günümüze ulaşmıştır.
Keçecizade Hayreddin Efendi adında dar gelirli bir esnaf (bir başka rivayete göre Adanalı Şakir Efendi’dir) “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı gereği üzere kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar imâr eder. İşte bunların doğru yolda olup başarıya ulaşacakları umulur.”
   1 âyetindeki müjdeyi duyunca bir cami yaptırma arzusu duyar.
Nefsinin arzularını dinlemeyip para biriktirmeye başlar. Ne zaman ki canı bir şey istese: ‘Sanki yedim (var say ki yedin)!’ der ve parasını bir kenara koyar. 20 yıl sonra biriktirdiği paralar küçük bir cami yaptıracak miktara ulaşınca Kırbacı sokağındaki mütevazı camiyi yaptırır. Yaptırılan cami halk arasında ‘Sanki Yedim Camii’ olarak anılmaya başlar.
Mimarî özelliğe sahip olmamakla birlikte fevkani ve betonarme olarak yapılan mabedin bir büyük ve dört çeyrek kubbesi olup, kurşunla kaplıdır. Caminin arka kısmında mahfili olup, minaresi tek şerefeli ve betonarme olarak yapılmıştır. Cami, konumu itibariyle apartmanların arasına sıkışmış bir durumdadır. İç alanı 100 m2, dış kısmı ile birlikte 130 m2’dir. Yaklaşık 200 kişi aynı anda ibadet edebilmektedir
Cami Birinci Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce Fatih-Unkapanı civarında çıkan yangında ağır bir tahribata uğramıştır.
1959-1960 yıllarına kadar metruk halde kalan camii bir süre marangozhane olarak kullanılmıştır. Eski mimarî özelliğinden bugün eser kalmayan cami, mahalle sakinlerinin ve hayırseverlerin yardımlarıyla tekrar yaptırılmıştır. Çevresi ev ve apartmanlarla çevrilidir. 
“Sanki yedim”i düstur yapan Sankiyedim namındaki bir mescidi yiyebilirdi, yemedi.” 
Sanki Yedim Camii bugün bir imam-hatip ve bir müezziniyle ibadete açıktır.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık
Info for bonus Review William Hill here.