Menu
RSS
Hurma zeytini

Hurma zeytini

Arabamız su kaynatmasa du...

Birisi sizden aracınızı istediği zaman !

Birisi sizden aracınızı istediği za…

Arababamda çekiş düşüklüğ...

YENİ ASKERLİK SİSTEMİNDE NELER VAR?

YENİ ASKERLİK SİSTEMİNDE NELER VAR?

Askerlik süresini 6 aya d...

Eskişehir’deki Emirdağlılar Vakfı Başkanı Hasan Murat Kahya, yeniden başkan seçilerek güven tazeledi

Eskişehir’deki Emirdağlılar Vakfı B…

Eskişehir’deki Emirdağlıl...

ÜZENLERİN ÜZÜLDÜĞÜ VAKİT'DE GELİR

ÜZENLERİN ÜZÜLDÜĞÜ VAKİT'DE GELİR

Ertesi gün ameliyat olaca...

BABALIK BÖYLE BİRŞEY..!

BABALIK BÖYLE BİRŞEY..!

Delikanlı 16 yaşında iken...

TORUNUNLA ATAN BİR Mİ?

TORUNUNLA ATAN BİR Mİ?

Dertli gönül dolu gamla E...

Çilek

Çilek

Diyarbakır'ın bir dağ köy...

OKULLARIN YENİ NESİL ANNELERLE SINAVI

OKULLARIN YENİ NESİL ANNELERLE SINA…

Daha çocuğu dünyaya gelme...

Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz

Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz

" Hepimiz aynı yolun yolc...

Prev Next

ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI

ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI

Gazi M.Kemal, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
 - Merhaba nine.
 Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
 - Merhaba dedi.
 - Nereden gelip nereye gidiyorsun?
 Kadın şöyle bir duralayıp;
- Neden sordun ki, dedi. Buraların sahabisi misin? Yoksa bekçisi mi?
 Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin?
 Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindenim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum da gavur
 harbinde şehit düştü. Memleketi gâvurdan gurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip muhtara anlatinca, o da bana bilet aliverip saldi Angara'ya, giceleyin geldimdi.  Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizim vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşiyoz. Sunun bunun gâvurun köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşa'yı bulacağım yeri deyiver.
 Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek;
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanimizdir... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu dedi.

Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
 Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp
 Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü Ata'nın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimin sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye
 getirdim. Seversen gene yapıp getiririm.
 Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;
 -'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin.
 Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.'
 Bu yazıyı okurken duygulanan veya ağlayanlar varsa, hala umut var demektir..
 Ortada dolaşan saçma sapan elektronik postaları 10 kişiye yollamak yerine, bu tür yazıları herkese yollarsak belki Ata'mızın değeri daha çok anlaşılır....
 Ne dersiniz? ...

Alıntı

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık
Info for bonus Review William Hill here.