Menu
RSS
KABAHAT HEP KARŞIDA MI?

KABAHAT HEP KARŞIDA MI?

Meşhur fıkrayı bilirsiniz...

Yaş ELLİ

Yaş ELLİ

Her gün ne kadar aptal ol...

Muharrem ayı (Hicri Yılbaşı)

Muharrem ayı (Hicri Yılbaşı)

Hicri Yılbaşı, Hz. Muhamm...

Ağustos 2019 Tiroit ve Paratiroit Ameliyatlarımız

Ağustos 2019 Tiroit ve Paratiroit A…

Literatürde; "Yılda 10 pa...

Arkadaşlar

Arkadaşlar

Zaman denilen akışa Yürüy...

Belcekız & Ölüdeniz

Belcekız & Ölüdeniz

Efsaneye göre, eski çağla...

Gerçek ve Yalanın Hikayesi

Gerçek ve Yalanın Hikayesi

9. yüzyıl efsanesine göre...

ANAVATANDAN DÖNÜŞ DUYGULARI

ANAVATANDAN DÖNÜŞ DUYGULARI

‘İkinci vatan’ olur mu bi...

Kağıt Bardak

Kağıt Bardak

Eski bir Bakandan bir kon...

VEDA MI DESEM

VEDA MI DESEM

Düşüncemde nüzul var, akı...

Prev Next
Editör

Editör

Yaş ELLİ

Her gün ne kadar aptal olduğumu daha iyi anlıyorum. Aptal olmak normaldir. Ama ben 18 yaşındayken kendimi bir dâhi sanıyordum. Şimdi ise tam bir ahmak olduğumu fark ediyorum."

Hayat kalitenizi iyileştirmek, geride kalan zamanı daha güzel geçirmek ve size tanınan sürenin hakkını daha çok vermek istiyorsanız ellinci yaş ve takip eden yıllarda alacağınız her kararı önemseyin.
Önemseyin zira zaman ilerledikçe “yaşlanacağınızı” mı, yoksa “yaş alacağınızı” mı bu kararlar belirleyecektir.
Sevginin tüm yaşamın anlamı olduğunu, insanı üzmenin günahla eşdeğer olduğunu, yaşamın çok değerli olduğunu anlaşıldığı yaş.
İlk yirmi yılı hiç bir şey anlamadan aileye topluma kendini kanıtlamakla,
İkinci yirmi yılı iş güç çoluk çocuk aile içi çatışmalarını idare etmekle,
 On yılı ise artık olgunlaşmak ve sevginin; salt sevginin değerli olduğunu anlamakla geçer.
Elli yaşındaki insan artık önünde tüm gücüyle yararlı olabileceği en çok on ya da yirmi yılı olduğunu çok iyi bilir.
Ve arkasını dönüp baktığında geçen elli yılın hızından ödü kopar.
 Önünde kalan yirmi yılında bu hızla geçeceğini çok iyi bildiğinden sevginin önemini anlar.
Mutlu olmanın, mutluluk vermenin yaşamın gerçek yüzü olduğunu; gerisinin hikaye olduğunun farkına varır. Ve yaşamında sevgiden başkasına yer vermez.

Canınızı da fazla sıkmayın; kışı, yani yaşlanmayı önlemek mümkün değil.
Kışı önleyemezsiniz ama azıcık geciktirebilir, dozu ve şiddetini değiştirebilirsiniz.
Kısacası elli yaşında olmak; mutluluğa açılan kapının keşfedilmesidir  tadını çıkarın -:))

Yaşlanmaya uygun birde fıkra ekleyelim ki yüzünüzden gülücükler eksik olmasın -:))
Temel ve Dursun hayli yaşlanmış...
Bundan şikayetçi olan Dursun;
“-Ula Temel bu yaşlılık ne zor şey...
Başım, kolum, ayağım; anlayacağın her yerim ağrıyor... Ee sen nasılsın?...”
Temel cevap vermiş;
“-İyiyim iyiyim...
Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyim...
Kafamda saçım yok, ağzımda dişim yok, altıma ediyorum haberim yok...”

Muharrem ayı (Hicri Yılbaşı)

Hicri Yılbaşı, Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicreti, İslam aleminde hicri takvimin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Buna göre, hicri takvimin ilk ayı olarak kabul edilen muharrem ayı başlamıştır. Muharrem ayında oruç tutulup aşure pişirilerek dağıtılması ve Kerbela'da Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ile şehit olanların yad edilmesi, İslam toplumlarında önemli olaylar arasında yer alıyor.
HİCRİ YILBAŞI NE ZAMAN?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dini günler takviminde yer alan bilgilere göre Muharrem ayı 31 Ağustos 2019 Cumartesi günü idrak edilecek. Bu tarih aynı zamanda hicri takvimde 1441. yılın başlangıcı olacak.
2019 AŞURE GÜNÜ NE ZAMAN?
Muharrem ayı, tarih boyunca kültürümüz için önemli bir ay olmuştur. Muharrem ayı 2019 yılında 31 Ağustos tarihinde başlayacak.
“ Aşure günü, Muharrem ayı içerisinde olan bir gündür. Müslümanlar tarafından önemli olan gün bu yıl Diyanetin açıkladığı tarihe göre 9 Eylül Pazartesi günü olacak.
MUHARREM AYININ ANLAM VE ÖNEMİ
Araplar İslam öncesi dönemde (cahiliye döneminde) dahi, kabile yaşantısının bencilliklerinden kaçınarak, Arabi ilk ay olan "muharrem" ayında birbirlerine savaş açmak gibi "yasaklanan" fiillerden kaçınır ve uzaklaşırlarmış.
“ Aşure Günü ise Muharrem ayının onuncu günüdür. İslam inancında bu günde birçok önemli olay meydana geldiğine inanılır ve bu güne kıymet atfedilir. Aşura'nın Arapça'da 10 manasına gelen 'aşara' kelimesinden türemiştir.
Sözcüğün Sâmi diller arasında ortak olduğu düşünülmektedir. Aşura, Musevilik inancında da Büyük Kefaret Gün olarak kullanılmıştır.
Aşure gününde; Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 kişi hicri 61'de Muharrem'in onuncu gününde (10 Ekim, 680) Kerbelâ'da Yezid'in ordusunca katledilmiştir, Hz. Âdem'in işlediği günâhtan sonra tövbesinin kabul edilmesi,
Hz. İdris'in diri olarak göğe yükseltilmesi, Hz. Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması, Hz. İbrahim'in ateşte yanmaması, Hz. Yakup'un oğlu Yusuf'a kavuşması, Hz. Eyyub'un hastalıklarının iyileşmesi,
Hz. Musa'nın Kızıldeniz'den geçip İsrailoğulları'nı firavun'dan kurtarması, Hz. Yunus'un balığın karnından çıkması, Hz. İsa'nın doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesi olayları yaşanmıştır.
Hicri takvim "hicri şemsi" ve "hicri kameri" olmak üzere ikiye ayrılır.
"Aşure Günü'nde oruç tutulması tavsiye edildi"
“ Hicri takvimin ilk ayı olan muharremin "yasaklanan, saygı duyulan, hürmet edilen" gibi anlamlara geldiğine işaret edilmiş olup,Hazreti Muhammed'in muharrem ayının onuncu gününe denk gelen Aşure Günü'nde oruç tutmayı Müslümanlara tavsiye etmektedir.

Belcekız & Ölüdeniz

Efsaneye göre, eski çağlarda Fethiye'den geçen gemiler açıkta demirler ve içme suyu almak üzere kıyıya sandalla çıkarlarmış.
Bir gün yaşlı bir kaptanın genç ve yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında güzel mi güzel Belcekız'ı görmüş.
Görür görmez de vurulmuş. Kızın yüreğine de ateş düşmüş. Fakat delikanlı suyu alıp dönmek zorundaymış.
Gemi uzaklaşıp gitmiş.
Belcekız o tarihten sonra hep kıyıyı ve sevdiğini beklemiş. Delikanlı da geminin tekrar bu koydan geçmesini…
Her geçişte su almaya gelirmiş. Gide gele sevdalanmış olan gençler hasretle bir gün gemi koydan geçerken fırtına patlamış.
Genç, babasına burada korunaklı, havuz gibi bir koy olduğunu söylemiş. Fakat babası oğlunun sevgilisini görmek uğruna gemiyi parçalamayı göze aldığını sanmış.
Dalgalarla birlikte kavga da büyümüş ve baba, gemi tam kayalıklara çarpacakken, bir kürek darbesiyle oğlunu denize atmış ve dümenin yanına gitmiş.
İş işten geçtikten sonra çarşaf gibi koyu görmüş.
Oğlu kayalıklarda can vermiş.
Kayaların üzerinde sevdiğini bekleyen Belcekız da kayalardan atlayıp intihar etmiş.
İşte o gün bu gündür kızın öldüğü yere Belcekız, oğlanın öldüğü yere ise Ölüdeniz denmiş!..(Alıntı)

Info for bonus Review William Hill here.