Menu
RSS
HESAPLAŞMA

HESAPLAŞMA

Bir su gibi akarak ömür g...

Farkında mıyız ?

Farkında mıyız ?

“Sen ne geçebilirsin yard...

ANA YÜREĞİ

ANA YÜREĞİ

Ayrılalı kaç yıl oldu say...

Bir Tespih Hikayesi

Bir Tespih Hikayesi

Emektar doktor abimiz eme...

Hurma zeytini

Hurma zeytini

Arabamız su kaynatmasa du...

Birisi sizden aracınızı istediği zaman !

Birisi sizden aracınızı istediği za…

Arababamda çekiş düşüklüğ...

YENİ ASKERLİK SİSTEMİNDE NELER VAR?

YENİ ASKERLİK SİSTEMİNDE NELER VAR?

Askerlik süresini 6 aya d...

Eskişehir’deki Emirdağlılar Vakfı Başkanı Hasan Murat Kahya, yeniden başkan seçilerek güven tazeledi

Eskişehir’deki Emirdağlılar Vakfı B…

Eskişehir’deki Emirdağlıl...

ÜZENLERİN ÜZÜLDÜĞÜ VAKİT'DE GELİR

ÜZENLERİN ÜZÜLDÜĞÜ VAKİT'DE GELİR

Ertesi gün ameliyat olaca...

BABALIK BÖYLE BİRŞEY..!

BABALIK BÖYLE BİRŞEY..!

Delikanlı 16 yaşında iken...

Prev Next

BORCUMUZ VAR

BORCUMUZ VAR

‘Geri verilmek üzere alınan para veya eşya; bir veya birkaç kişiye yahut bir kuruma karşı yerine getirilmesi gereken yükümlülüğe’ ve ‘Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğüne’ genel anlamıyla ‘borç’ diyoruz.
 Günlük hayatımızın hemen her alanında borç var.
‘Borcun yoksa kefil ol; işin yoksa şahit ol’, ‘İtimadı lütuf sanıp borca sarılma; bir gün istenecektir sonra darılma.’, ‘Borç alanı bezdirir, vereni usandırır; düşünceli gezdirir, insanı utandırır. ’atasözlerimizle şimdilik konuyu özetleyip borcun bir başka boyutuna geçelim.
 Hepimizin ayrı bir derdi, hepimizin neredeyse roman olacak ayrı bir hikâyesi var.
 Belki ayrı ayrı görünüyoruz ama hepimiz aynıyız. Belki aynı görünüyoruz ama hepimiz de ayrıyız. Bu aynılıkta, bu ayrılıkta çabalayıp duruyoruz işte. Hepimiz, hepimizi gözlüyoruz. Hepimizin hepimize borcu; hepimizin hepimizden alacağı var değil mi?
 Kim, kime borçlu değil ki. Kimin kul hakkı, kimde yok ki. Kimin vefa borcu yok ki…
Borcun diğer bir boyutu ile ilgili olarak ‘Yatanın yürüyene borcu var’ atasözümüzü ısrarla vurgulamak isterim. Çalışmanın önem ve değeri; daha net, daha güzel, daha özet nasıl anlatılabilirdi değil mi?
‘Bilenin bilmeyene olanın olmayanı borcu var’ ifadesi, verimlilik ve yardımlaşmayı ne güzel anlatır değil mi?
 Mutlaka yerine getirilmesi, ödenmesi gereken görev, borç; namus borcudur. Bu borcun başında aklımıza ilk sıralarda vatan borcu (askerlik) geliyor tabi. ‘Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Vatan borcu biter bitmez ordayım’ diyen Bekir Sıtkı Erdoğan (1926-2014)’ı bu vesileyle rahmetle anıyorum. Bu şiirin bestelenmişini radyodan, teypten, TV’den daha da yaşlıların taş plaktan dinlediklerindeki hazzı, ben de şu an yaşıyorum inanın.
 Esmeray’ın  (1949-2002) ‘Gel Tezkere’ adlı parçasındaki aşağıdaki ifadeyi, askerler, asker yakınları kadar olmasa da hemen hepimiz biliriz:
“Bir yıl oldu davul zurna yolcu ettim seni
 Duvarın üstüne astık yırtık resmini
 Hiç gam yemem yaş dolsa da kurur gözlerim
 Vatan borcu namus borcu derim beklerim”
Evet, namus borcu ve vatan borcunun ikisi birden daha güzel nasıl anlatılabilir ki.
 Her nefes alıp verdiğimizde Allah'a can borçlu olduğumuzu unutmamak gerekiyor. Unutmamak ve ödenebilecek borçları behemehal ödemek gerekiyor elbette.
 Borç ödeme ile ilgili olarak kendimize soralım şimdi:
 Herhangi bir borç ödemenin iç rahatlığını duyduk mu hiç.
 Bir fakiri doyurmanın sevincini yaşadık mı hiç.
 Bir muhtacın bir ihtiyacını karşılamanın hazzını duyduk mu hiç.
 Bir öksüzü, bir yetimi sevindirip onun coşkusuna ortak olduk mu hiç.
 Bir yaşlının, bir hastanın gönlünü almanın hazzını alabildik mi hiç.
İnsanlık hizmetine olanı yapmayı kendimiz için yerine getirilmesi mutlak bir mecburiyet görmenin hazzını çıkarabildik mi hiç.
İnsanlığa insanlık borcumuz olduğunu unutmadan yaşayabilmenin mutluluğunu başkalarıyla paylaşabildik mi hiç.
 Can taşıyan her varlığa şefkat ve merhamet göstermenin borç olduğunu unuttuğumuz oldu mu hiç.
 Ödünç aldığımız çevreyi koruyup kollamanın hazzını yaşayabildik mi hiç.
 Hayat bize borçlu değil... Değil ama bizim hayata borcumuz çok. Bedelsiz maddi ve manevi kazançlarımız o kadar çok ki.
 Evet; kendimize borcumuz pek çok. Sorumluluklarımız yerine getiremedikçe de bu borç(lar) artacak.
 Her nasıl olursa olsun almanın bir de vermesi var.
 Borcumuzu bilmek; bir şey yapmayı, yerine getirilmesi gereken bir iş olarak değerlendirmek; borcunu zamanında öder olmak durumundayız. Bu, boynumuzun borcu...
 Bu, gönül borcumuz. Bu, yapılan iyiliğe karşı kendini borçlu sayma; bu minnet; bu minnettarlık; bu şükran …
Bunların başında elbet ‘Allah ile milletin bize yüklediği borç’ yani vatan sevgisi geliyor. Bu da Atatürk’ün veciz ifadesiyle şöyle şekilleniyor: ‘Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve yaygın şümullü medeniyetlere sahip oldular. Bunu ancak tetkik etmek, Türklüğe ve Cihan'a bildirmek, bizler için bir borçtur.’
Şu güftesi İsmail Koçar’a ait Bilge Özgen’in uşşak makamındaki ‘Sana gönül borcum var / Ödemek kolay değil / Zaman gelip geçiyor / Dur demek kolay değil’ şarkısını bilirsiniz.Hayat böyle bir şey işte!
 Bazı borçlar ödenmez, ödenemez ama yanından yöresinden başlayalım ödemeye.
 Daha çok borcumuz var.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık
Info for bonus Review William Hill here.