Arayış

Köroğlu değilim kır atım yoktur
Sevgi ağacında dal arıyorum
Dostu Hak olanın düşmanı çoktur
Dostun kapısında çul arıyorum

Bahar gelir gönül düşer dağlara
Hasret kaldım mor sümbüllü bağlara
Selamım götürün Hasan Beğlere
Yerleşecek çamlı bel arıyorum…

Gurbet yastığımdır hasret yorganım
Çektiğim şelekten koptu urganım
Sahrada yetişen garip arganım
Gurbetten sılaya yol arıyorum…


Şu garip başımın derdi hiç bitmez
Viran oldu gönlüm bülbüller ötmez
Yüreğim yansada dumanım tütmez
Ilgıt ılgıt esen yel arıyorum…

Yalansız yanlışsız özü sözü bir
Mana gözü açık madde gözü kör
Güvenilir olup tutabilen sır
İnsan-ı kâmil bir kularıyorum


Yüzünde tebessüm duru bakışlı
Çiğdem rayihalı yayla kokuşlu
Bir nakkaş misalı gönlü nakışlı
Ağzı tesbihatlı dil arıyorum..

Senelerdir sürer kanlı savaşlar
Şühedâ fışkırır hep dağlar taşlar
Müminin gözünden dinmiyor yaşlar
Barış ile geçen yıl arıyorum…


Usandım dünyanın kirli işinden
Yoruldum koşmaktan ömrün peşinden
Eğilip gülzârın amber döşünden
Peygamber kokulu gül arıyorum..

Arının hikmeti kovanda gizli
Şifa sırrı kat kat sovanda gizli
Kurtuluş kazayı savanda gizi
Özü çiçek olan bal arıyorum


Bir gurbet kuşuyum uçar giderim
Dünya denen handan geçer giderim
Garibim Nurgül’üm göçer giderim
İyi amel yüklü sal arıyorum…

Hasan Beğ ( Büyük büyük dedem. Rahmet olsun inşaallah)
Nurgül KAYNAR YÜCE/ K. MARAŞ