Kadınlarımız


Buğday versen aş eder undan hamur yoğurur
Canından can koparak evladını doğurur
Emanettir erkeğe ol Rasûl’üm duyurur
Anne olup cennete akar kadınlarımız.

Eş ve evlat uğruna süpürge eder saçın
Ömrünü çekinmeden hep harcar onlar için
Derdini, kederini içine atar niçin?
Sevdanın ateşini yakar kadınlarımız.

Gün içinde kaç role kaç kimliğe bürünür
Evlat olur, eş olur, anne olur döğünür
İki tane eliyle yirmi işe bölünür
Kaç meslek önlüğünü takar kadınlarımız..

Beklediği sevgidir çok şey istemez senden
Duyguya önem verir önce tenden, bedenden
İntikamı acıdır ona yanlış edenden
Ciğerini ağzından çeker kadınlarımız..

Tutmasını bilmezsen dikenini batırır
Sevgi şefkat verirsen yüreğinde yatırır
Sevdası bir yiğidi kaf dağına götürür
Sevdiğine gül olup kokar kadınlarımız..

Açlığa yoksulluğa katlanır da öf demez
Sevdiğinin sırrını ketumdur ele vermez
Her şeye katlanır da ihaneti affetmez
Çocuklarına sevgi eker kadınlarımız..

Nazlı yârini yollar ardından su dökerek
Allah’ıma ısmarlar ellerinden öperek
Arkasından tevhidler, tesbihatlar çekerek
Yârinin yollarına bakar kadınlarımız…

Tarlada eşimizin teğine teğ dururuz
Savaşta Nene hatun, Senem Ayşe oluruz
Yiğidinin başına yastık olur kolumuz
Aşk oduyla ocağı yakar kadınlarımız..

Alnı açık, başı dik namusuyla çalışır
Şu hayat kavgasında kendisiyle yarışır
Çizgi düşer yüzüne, belki biraz kırışır
Ar perdesini göze çeker kadınlarımız..

Gönül vermişse yâre mala mülke hiç bakmaz
Yâr kolunu takar da altun bilezik takmaz
Yokluktan canı çıksa, sevdiceğinden bıkmaz
Çamaşırı elinde yıkar kadınlarımız..

Yalnız kalmışsa eğer yoksa yanında eşi
Takılır arkasına çakalın dördü, beşi
Tek tabanca kalınca vallahi zordur işi
İnci gibi gözünden döker kadınlarımız..

Hor görüp de kadına sakın zulüm etmeyin
Sahipsiz olanları hakir görüp itmeyin
Günahsız kadınlara iftiralar atmayın
Mahşerde yakanıza çöker kadınlarımız…

Küçücük bir kız iken anasına yardımcı
Abisinin gözünde yumuş uşağı bacı
Babasının evinde bırakır tahtı, tacı
Teliyle duvağıyla çıkar kadınlarımız…

Garip Nurgül sus artık yeter döktüğün diller
Güzel kusursuz olmaz dikensiz değil güller
Çenemiz düşer bazen, olur bize bir haller
Üzülünce dudağı büker kadınlarımız..

Nurgül KAYNAR YÜCE / K.MARAŞ