Atasözlerimizde Ana Ve Üvey Ana

Atasözlerimizde ve Deyimlerde Ana’ konusunun derinliği göz önünde bulundurularak ‘ana kokusu, ana kucağı, analık şefkati, analık duygusu, analık(üvey anne) vb.’ hususlar ile anaların koruyucu, kollayıcı yönlerini özellikle vurgulayan az bilindiği var sayılan atasözlerimizden bazıları şöyle seçildi:
analık (üvey anne):
Ana üvey olunca baba gâvur olurmuş. / Anan üvey olursa baban senin olmaz.
Babanın üvey anadan ileri lafı olmaz. Bilakis onun memnuniyeti için evladına kötü bile davranır.
Analık usta, yumağı ufak yapar; çocuklar usta, ekmeği çifte kapar.
Analık, eşitlik ilkesini gözetmekle birlikte payları beklenenden daha küçük ölçüde dağıtmaya kalkarsa yanlış olur. Paydan faydalanacaklar, yine eşit olarak daha çok pay alma yolunu bulur.
Analık, kara yamalık. / Analık, fenalık. Analık, kara yamalık, çorba pişirir boz bulanık, ekmek verir ardı yanık, kaşık verir yanı kırık.
Çocuklar için analık (üvey anne), beyaz elbiseye yamanmış bir kara leke gibi kötülük simgesidir. Analık üvey çocuklarına iyi bakmazken babalık iyi bakar.
Ana kokusu, ana kucağı, analık şefkati, analık duygusu vb.:
Analar büyütür kızı, çulhalar dokutur bezi. [1]
Ailede kızı en iyi yetiştirecek olan, annedir. Bezi, kumaşı da en iyi çulhalar dokur.
Analar dert yesin, yarımşardan dört yesin. [2]‘
Anneler her zaman çocukları için fedakârdır, yemez yedirir’ anlamının zıttı olarak kullanılır.
Analı kızın bedeni büyür, anasız kızın sözü.
Annesi olan kız, her ortamda gücünü hissettirirken annesi olmayan hep zayıf kalır.
Analı kızlı sırları gizli.
Anne ile kız arasına kimse girmemelidir.
Analı kuzu kınalı kuzu; anasız kuzu ciğerde sızı.
Annesi sağ olan çocuk, her yönden, bakımlı ve sağlıklıyken anasız ise her türlü bakımdan mahrumdur.
Analı oğlak yarda, anasız oğlak yerde oynar.
Annenin çocuğunu koruması, ondaki özgüveni geliştirirken annesi olmayan çocukta durum zayıf olur.
Anamın ekmeğine kuru, ayranına duru demem.
Ananın yaptığına kusur bulmak, beğenmemek doğru değildir. Anamı incitecek, onun gururuna dokunacak, onu küçük düşürecek söz söylemem; hiç bir surette kusur bulmam.
Ananın /anasının bastığı yavru, incinmez.
Annenin acı sözü ve dayağı, çocuğa ağır gelmez. Başkalarının buna benzer davranışı çocuğu incitir.
Ananın ciğeri, kendi evladıdır.
Evlat, ananın canı ciğeridir.
Ananın gözü /yüreği balada, balanın aklı havada.
Anne evladı için her şeyi yapar; evlat da bunu geç anlar ya da anlamaz.
Ananın kızı kötü olmaz, kaynananın gelini iyi olmaz.
Evlat annenin gözünde hiç kötü değildir. Kaynana da gelinini iyi görmez.
Anasını emen kuzunun kuyruğu, yağlı olur.
Yakınından sürekli faydalanın hayat standardı yüksektir.
Anasız çocuk evde hordur, babasız çocuk çarşıda. [3]
Evde sevecek anne, dışarda arka çıkacak baba olmazsa çocuk horlanır.
Anaya asi gelen, onmaz.
Ona diklenen, kafa tutan, karşı gelen, direnen gönence eremez.
Dinlemezsen ananı, dinlersin üvey ananı.
Ana sözü dinlemeyen anasını kaybeder; üvey anne eline kalır.
Elden aldın anasını, ele vereceksin danasını.
Kız zamanı gelince annesinin olduğu gibi gelin olacaktır. Bu, böyle de devam edip gidecektir.
Gurk tavuk tara çıkmaz. [4]
Anne, yavrusundan ayrılmaz.
Güzeli kız iken görme, beşik ardında gör.
Bir kızın asıl değeri, anne olduğunda anlaşılır.
Horoz ne kadar öterse ötsün, civciv tavuğun dıkdıkına bakar.
Babalar çocuklarının kendilerine yakın olmaları için ne kadar uğraşırlarsa uğraşsın, çocuklar annelerine daha yakın olur.
Kadını eve bağlayan altın şıkırtısı değil beşik gıcırtısıdır.
Evlat, kadını evine yuvasına bağlar. Kadını yuvaya bağlayan öncelikle annelik duygusudur.
Ana baba besler hurmayla, eloğlu karşılar yarmayla.
Her anne, çocuğunu büyük bir şefkat ve özenle nazlı yetiştirir. Çocuk, topluma çıkınca hayatın ve çevresinin insafsızlıklarıyla karşılaşır
Kız anadan öğrenir sofra /bohça düzmeyi, oğlan babadan öğrenir sokak /sohbet gezmeyi.
Erkek çocuk konuk ağırlamayı babadan öğrenirken kız çocuğu da anasından ev işlerini öğrenir.
Ana ile kız döğüşmüş, komşu da sahi sanmış.
Ana kız kavgasına itibar edilmez; onlarınki dövüş sayılmaz.
Ana ile kız, ardı yanı cız. / Ana ile kız, helva ile koz.
Koz helvasında helva ile cevizi ayırmak nasıl zorsa ana ile kızı da birbirinden ayırmak öyle zordur.
Ana ölünce baba, enişte yerine geçermiş.
Anne öldüğünde o hanede evladın evdeki varlığının pek anlamı kalmaz.
Ana yılan, sözü yalan; karı çiçek, sözü gerçek.
Anasıyla karısı arasındaki geçimsizlikte anayı haksız bulan oğlanlar da vardır.
Ana! Yürekten yana.
Bir kimseye candan bağlı olan, onun üzüntülerini gerçekten paylaşan anasıdır.
Ana, kızma taht kurmuş; baht kuramamış.
Ana baba kızına iyi hayat düzeni kurar ama evlendikten sonra mutlu olmasını sağlama imkânı yoktur.
Özcan TÜRKMEN

[1]çulha: El tezgâhında bez dokuyan kimse, dokumacı
[2] Analık /üvey anne sözü olarak kullanılır.
[3]hor: Değersiz, bayağı, hakir
[4]tar: 1. Ağaç kütüklerinin birbirine bağlanmasıyla oluşturulan sal.
2. kümeste, tavukların üzerinde tünedikleri ağaç