Atasözlerimizde Dünya Algısı (1)

Atasözlerimizde yüzyıllar boyu belirlenen tecrübeler, dünya görüşümüz, hayat tarzımız sergilenir.
Her dilde olduğu gibi bizim dilimizde de bazı atasözleri zamanla unutulmakta bazıları da geleceğe taşınmaktadır.
Değişik kaynaklardan ulaşabildiğim ‘dünya algısı’ ile ilgili atasözlerimizi iki bölüm halinde şöyle sıralayabilirim:
Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.
Dünyaya misafir olduğumuz gibi insan olarak hepimiz, birbirimize misafiriz.
Dünya, tamah dünyasıdır.
Kazandığıyla ya da elindekiyle yetinmeyenin daha büyük kazanç peşinde olanın gözü, ancak ölünce doyar.
Ayakkabı dar olunca dünya başa dar olur.
Gönül ferah, sağlık yerinde olmayınca varlığın pek bir anlamı ve değeri yoktur.
Baş /can sağlığı, dünya varlığı.
Dünyanın en büyük zenginliği, beden ve zihin sağlığıdır. Sağlıklı olmadıkça dünyanın da bir anlamı olmaz.
Deh denmiş dünyayı, çüş diye sen mi durduracaksın.
Yürüyüşünü kendi düzenine göre sürdürmekte olan dünyanın kötülüklerine kimse engel olamaz.
Dünya bir gemi, akıl yelkeni, fikir dümeni, kolla kendini, göreyim seni.
İşlerini aksatmadan yürütmek isteyen; aklının gücünden, düşünce ve sağduyusundan ayrılmamalıdır.
Dünya bir yağlı kuyruktur; yiyebilene aşk olsun.
Dünyada kazanç yolları çoktur. İş becerip faydalanabilenleri övgü ile anmak gerekir.
Dünya bir; işi bin.
Dünyada mutlu olabilmenin yolu da sıkıntısı da çoktur.
Dünya fani, ölüm anidir.
Dünya geçicidir, ölüm insana ansızın gelir.
Dünya gençten gence, dinçten dince…
Dünya işleri, her an yeniliklere açıktır. Bunları ancak gençler ve güçlüler yürütebilir.
Dünya gülümser ama yine alın buruşturur, kaş çatar.
Dünya insana iyilik edip onu gülümsetse de bazen kötülük de yaparak canını sıkar.
Dünya karıncalı bir kütüktür; ne gelen geleni bilir ne giden gideni.
Nimet, nimetten faydalananı da bilmez faydalanmayanı da.
Dünya ölümlü, gün akşamlı.
Hiçbir durum, sürekli değildir. Zengin olan fakir olabileceği gibi, fakir olan da bir gün zengin olabilir.
Dünya tükenir, yalan tükenmez.
Yalan yeryüzüne o kadar yayılmıştır ki kıyamet kopsa ona bir şey olmaz.
Dünya varlığına güvenilmez.
Dünyada mal mülk varlığı, gelip geçicidir.
Dünya yansa hasırı kavrulmaz.
Gündelik işlerle ilgisi olmadığı gibi gelecek adına bir düşüncesi de yoktur. Kaybedecek hiçbir şeyi yoktur.
Dünya, bir kararda durmaz /kalmaz.
Dünya, her an durmadan değişir.
Dünya, duayla kurulmuş. / Dünya dua ile elek sıva ile…
Mümin dua ile daha güzel yaşar.
Dünya, gelimli gidimlidir.
Gelişli gidişli olan, gelinen ve gidilen bu dünya da biz de yaşar gideriz bir gün.
Dünya, hep ettikli bulduklu dünyadır.
Edenin bulduğu bu dünya hep de böyledir.
Dünya, Süleyman’a bile kalmamış.
Her şeyin değerini yaşarken anlamalı, ondan faydalanmasını bilmelidir.
Dünyada eken, ahirette biçer.
Bu dünyada yaptıkların, ahirette karşına çıkar.
Dünyada en pahalı şey, bedava olandır.
Ucuzdan, bedavadan pahalı yoktur.
Dünyada iyi tükenmez.
Dünya var oldukça iyi ve iyilik, var olacaktır.
Dünyada mekân, ahrette iman.
Kişinin dünyada bir mekânı olmalı, bunun için çalışmalıdır.
Dünyada tamah varken, dolandırıcı açlıktan ölmez.
Hırslı, açgözlü, müflis kişi; hep daha fazlasını ister ve büyük kazanç hayalleri kurar durur.
Dünyada vefa yoktur.
Dünya hâlinde dostluk ve muhabbette sebat etme, sevgide süreklilik, bağlılık ve sadâkat pek yoktur.
Dünyanın iki başı /ucu bir araya gelmez.
Kişi dünya işlerinin hepsini istediği gibi yürütemez, hepsini bir arada düzenli duruma getiremez.
Dünyaya gelen, gider.
Dünya ölümlüdür.
(Devamı var)

Özcan TÜRKMEN